Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16014 E. 2023/3924 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16014
KARAR NO : 2023/3924
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

TUTUKLU

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1020 E., 2020/1590 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hakkı ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/148 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2018/1020 Esas, 2020/1590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay yakalama ve fiziki takip tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık İ. K.’nun, tutanak düzenleyici tanıkların ve tanık O. A.’ın beyanları, teşhis tutanağı, ekspertiz raporu, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay tarihinde camiye 95 metre mesafede tanık İ.’e eroin sattığı, sanığın O. A. isimli şahsın suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği gerekçesiyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın suç konusu uyuşturucu maddeyi kendisinden satın aldığını söylediği tanık O. A. hakkında suç duyurusunda bulunarak soruşturmanın makul süre beklenmesi, dava açılması ve sorgusunun yapılması halinde incelenen dosya ile birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin “04.08.2017” yerine “06.06.2017” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna ve temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” yerine “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezası nedeniyle sanığın Cumhuriyet Savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılabileceğinin, bu yükümlülüğe uymaması halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” şeklinde karar verilerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı,

C. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,

D. … Kriminal Polis Laboratuvarınca suç konusu uyuşturucu maddenin tamamı deneysel incelemede kullanıldığından, müsaderesine karar verilmesi gereken şahit numune bulunmadığının gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu,

Değerlendirilmiş; her üç hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2018/1020 Esas, 2020/1590 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

A. Hüküm fıkrasında sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan “ve ödenmeyen adlî para cezası nedeniyle sanığın Cumhuriyet Savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılabileceğinin, bu yükümlülüğe uymaması halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin TCK’nın 52/4-son cümlesi uyarınca sanığa ihtarına” ibaresinin çıkarılarak yerine “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin yazılması,

B. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi,

C. Hüküm fıkrasında müsaedereye ilişkin kısmında yer alan “bu numunelerin TCK.nun 54. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,” ibaresinin çıkarılarak yerine “müsadere hususunda karar verilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılması,

Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.