YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16191
KARAR NO : 2023/2139
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/8003 Esas, 2022/9411 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2022 tarihli ve KD – 2022/41818 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasının
son cümlesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde; “Sanık …’ın eşi olan diğer sanık ve çocukları ile müşterek ikametgahlarında yapılan arama neticesinde 155 adet içerisinde uyuşturucu madde bulunan paketçiklerden 113 adet parmak izi elde edilmiş, bunlardan 19 tanesi tasnife elverişli olup sadece 6 tanesi sanık …’a ait çıkmıştır. Belirtilen paketçiklerin defter sahifelerinden kopartılmak suretiyle yapılmış … olduğu tespit edilmiştir. Sanık … … üzerinde parmak izlerinin tespit edilmiş olmasını ara ara küçük kızına ders çalıştırmış olması nedeniyle defter sahifesinde oluşabileceğini, hayatın olağan akışına, mantık kurallarına uygun bir gerekçeyle savunmasında izah etmiştir. Defter kağıdı dışında da paketler mevcut olup, onlarda sanık …’a ait herhangi bir parmak izine rastlanılmamıştır. Kaldı ki aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin değişik materyallerde parmak izlerinin bulunması izaha muhtaç bir husus da değildir. Haklarında beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuklar … ve … da, anneleri sanık …’ın babaları … ile babalarının uyuşturucu madde kullanması nedeni ile tartışmış olduklarını ve bu nedenle olaydan 4 gün önce sanık … ile birlikte müşterek ikameti terk ederek halalarına ait başka bir adresteki evde kalmaya başladıklarını belirtmişlerdir. Hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık … savunmasında suçunu ikrar etmiş, sanık …’ın savunmalarını da doğrulamıştır. İlk derece mahkemesi sanık … hakkındaki mahkûmiyet gerekçesinde bu sanığın savunmasının ikrara yönelik bölümlerini hükme esas almış olmasına rağmen, bu sanığın ikrarı dışındaki, özellikle sanık …’ın savunmalarını destekler nitelikteki beyanlarını değerlendirme dışında tutmak suretiyle savunmayı hukuki değerlendirme açısından gerekçesiz olarak kısmi değerlendirmeye tabi tutmak suretiyle ikiye bölmüştür. Ayrıca sanık … hakkındaki mahkûmiyet kararını veren ilk derece mahkemesi sanığın parmak izlerinin tespit edilmesini izaha ilişkin hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına uygun savunmalarına, aynı evde yaşayan şahısların parmak izlerinin ev içerisinde tespit edilmesinin izaha dahi muhtaç olmayan bir olağanlık ve gerçeklik olmasına karşın niçin itibar etmediğini izah edip gerekçelendirmeden, kısaca sanığın lehine olan delilleri değerlendirmeden, sadece aleyhine olan tek delili (parmak izi) değerlendirmek suretiyle hukuka aykırı olarak mahkûmiyet kararı vermiştir. Yukarıda izah edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, savunmasının aksine Sanık …’ın atılı suçu işlemiş olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanık …’ın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi” gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu
itibarla yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; sanığın hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen ve eşi olan diğer sanık … ile birlikte ikametlerinde uyuşturucu madde sattıkları yönünde istihbari bilgi bulunması, bu bilgiyi doğrular şekilde sanığın ikametinde yapılan aramada soba içerisinde çorap ve poşet içinden 155 paket, yine aynı yerde 2 ayrı poşette ve odada bulunan sehpa üzerinde 4 paket kullanım sınırlarının üzerinde eroin ve 6-MAM ile sentetik kannabinoidin ele geçirilmesi, sanığın uyuşturucu maddelerin sarılı bulunduğu kareli defter kağıtları üzerinden 6 adet parmak izinin tespit edilmiş olması nedenleriyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Üye … ve Üye …’nın karşı oyları ve oy çokluğuyla Üye … ve Üye …’nın karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/8003 Esas, 2022/9411 Karar sayılı temyiz isteminin esastan reddiyle ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanık …’ın eşi olan diğer sanık ve çocukları ile müşterek ikametgahlarında yapılan arama neticesinde
155 adet içerisinde uyuşturucu madde bulunan paketçiklerden 113 adet parmak izi elde edilmiş, bunlardan 19 tanesi tasnife elverişli olup sadece 6 tanesi sanık …’a ait çıkmıştır.
Belirtilen paketçiklerin defter sahifelerinden kopartılmak suretiyle yapılmış … olduğu tespit edilmiştir.
Sanık … … üzerinde parmak izlerinin tespit edilmiş olmasını ara ara küçük kızına ders çalıştırmış olması nedeniyle defter sahifesinde oluşabileceğini, hayatın olağan akışına, mantık kurallarına uygun bir gerekçeyle savunmasında izah etmiştir.
Kaldı ki aynı çatı altında yaşayan aile bireylerinin değişik materyallerde parmak izlerinin bulunması izaha muhtaç bir husus da değildir.
Haklarında beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuklar … ve … da, anneleri sanık …’ın babaları … ile babalarının uyuşturucu madde kullanması nedeni ile tartışmış olduklarını ve bu nedenle olaydan 4 gün önce sanık … ile birlikte müşterek ikameti terk ederek halalarına ait başka bir adresteki evde kalmaya başladıklarını belirtmişlerdir.
Hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık … savunmasında suçunu ikrar etmiş, sanık …’ın savunmalarını da doğrulamıştır. İlk Derece Mahkemesi sanık … hakkındaki mahkûmiyet gerekçesinde bu sanığın savunmasının ikrara yönelik bölümlerini hükme esas almış olmasına rağmen, bu sanığın ikrarı dışındaki, özellikle sanık …’ın savunmalarını destekler nitelikteki beyanlarını değerlendirme dışında tutmak suretiyle savunmayı hukuki değerlendirme açısından gerekçesiz olarak kısmi değerlendirmeye tabi tutmak suretiyle ikiye bölmüştür.
Ayrıca sanık … hakkındaki mahkûmiyet kararını veren İlk Derece Mahkemesi sanığın parmak izlerinin tespit edilmesini izaha ilişkin hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına uygun savunmalarına, aynı evde yaşayan şahısların parmak izlerinin ev içerisinde tespit edilmesinin izaha dahi muhtaç olmayan bir olağanlık ve gerçeklik olmasına karşın niçin itibar etmediğini izah edip gerekçelendirmeden, kısaca sanığın lehine olan delilleri değerlendirmeden, sadece aleyhine olan tek delili (parmak izi) değerlendirmek suretiyle hukuka aykırı olarak mahkûmiyet kararı vermiştir.
Yukarıda izah edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, savunmasının aksine atılı suçu işlemiş olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanık …’ın
beraati yerine, Sayın çoğunluğun mahkûmiyet kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyoruz.14.03.2023
…