Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16217 E. 2023/545 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16217
KARAR NO : 2023/545
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi ( 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesi ile görevli)
SUÇLAR : 1. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2017/6782 Esas, 2021/9078 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşmesine karar verildiğinden, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” ve “nitelikli yağma” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, adli sicil ve sabıka kaydında tekerrüre esas başkaca ilam bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarının uygulanması gerektiğinden bahisle onama ilamlarının kaldırılmasına ve belirtilen husus yönünden Cumhuriyet savcısının, sanığın ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde olduğundan hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Özel tehlikeli suçlular arasında sayılan “örgüt mensubu suçlu”, 5237 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde; “Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi, anlaşılır.” şeklinde tanımlanmış olup söz konusu kavramın kapsamının belirlenmesi için öncelikle 5237 sayılı Kanun’un “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220 nci maddesi uyarınca örgütün varlığının hukuken tespit edilmesi gerektiği, Dairemizin 22.09.2021 tarihli ve 2017/6782 Esas, 2021/9078 Karar sayılı kararı ile diğer sanıklar … ve … hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, suç işlemek amacıyla kurulan bir örgütün varlığının sabit olduğu;
Dosya kapsamına göre; sanığın, suç işlemek amacıyla kurulan örgüt adına diğer sanık … ile birlikte ” neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçunu ve diğer sanıklar … ve … ile birlikte “nitelikli yağma” suçunu işlediği, böylece örgüt adına suç işleyerek örgüt mensubu suçlu olduğu sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin mahkemenin takdirinde ve dairemizin onama kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2017/6782 Esas, 2021/9078 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.