Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16218 E. 2023/1772 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16218
KARAR NO : 2023/1772
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dairemizin, 28.04.2021 tarihli ve 2018/39 Esas, 2021/5233 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2022 tarihli ve KD- 2022/75671 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda, “İtiraz konusu, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükmolunan sonuç hapis cezasının, fazla belirtildiğine ilişkindir. Sanık … hakkında, bozma sonrası ilk derece mahkemesince kurulan 10/10/2017 tarihli hükümde, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması sırasında yapılan hesaplama sonucu cezanın “10 yıl hapis ve 83 gün adli para cezası” olarak doğru şekilde belirlenmesinden sonra, hürriyeti bağlayıcı ceza üzerinden herhangi bir artırım maddesi uygulanmadığı hâlde, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin paragrafta, sanığın neticeten “10 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına” karar verildiğinin belirtilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.” denilerek onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Ancak;
Mahkemece sonuç ceza doğru olarak belirlendikten sonra, hüküm fıkrasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmında sanığın 10 yıl hapis ve 83 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırıldığının belirtilmesi yerine 10 yıl 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 28.04.2021 tarihli ve 2018/39 Esas, 2021/5233 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2016/244 Esas, 2017/337 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin uygulanması ile ilgili kısımda yer alan “10 YIL 5 AY HAPİS” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması, yerine “10 YIL HAPİS” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.