Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16349 E. 2023/2138 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16349
KARAR NO : 2023/2138
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2013 tarih, 2013/21 Esas, 2013/86 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

B. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2013 tarih, 2013/21 Esas, 2013/86 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2016/1680 Esas, 2019/6636 Karar sayılı kararı ile;

Oluşa, sanıkların savunmalarına, telefon görüşmeleri içeriklerine, koli açma tutanağı ve diğer dosya içeriğine göre; sanık …’in ağabeyi olan ve suç tarihinde Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan sanık … ile aralarında geçen telefon görüşmelerinde, sanık …’ın sanıktan diğer sanık … adına cezaevine uyuşturucu göndermesini istediği, sonrasında sanık …’in temin ettiği suça konu uyuşturucu maddeleri bir çift spor ayakkabı içerisine gizleyerek, spor ayakkabıları cezaevine göndermesi amacıyla sanık …’e verdiği, kargonun sanık … tarafından “…” gönderici adıyla cezaevinde bulunan diğer sanık … adına ptt kargo aracılığıyla 02.01.2013 tarihinde cezaevine gönderildiği, suç tarihinde cezaevi görevlileri tarafından teslim alınan kolinin sanık …’a tesliminden önce gönderinin kendisine ait olduğu hususunda sanık…’nın imzasının alındığı ve düzenlenen kolu açma tutanağı uyarınca koli içerisinde bulunan spor ayakkabının taban kısmında yapılan incelemede suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği somut olayda;

1. Sanığın eyleminin infaz kurumuna yasak eşya sokma ve uyuşturucu madde temin etme suçlarını oluşturduğu dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile aynı Kanun’un 44 üncü maddesi hükmü birlikte değerlendirilip, daha ağır cezayı içermesi nedeniyle uyuşturucu madde nakletmek suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenecek cezanın, aynı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yarı oranında artırılması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,

2. Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürülüğü’nce suça konu esrardan alınan şahit numunenin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2021 tarih, 2020/104 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi 9 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 11.01.2013 tarihinde Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklulara gönderilen kolilerin haftalık teslimi sırasında Rize ili Ardeşen ilçesinden Fırtına mahallesi Ahmet Sokak Kat 3 No:6 adresinden …..barkod nolu “ismi ile hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmaya teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet hüküm kesinleşen sanık … ismine gönderilen kolinin Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık …’a gösterilmesi ve …’ın kolinin kendisine ait olduğunu kabul etmesi üzerine açılan koli içerisinden bir çift … marka spor ayakkabısı bulunduğunun tespit edildiği, ayakkabının taban kısmına gizlenmiş ot halinde yeşilimsi maddenin bulunması üzerin olayla ilgili soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma kapsamında Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda B2 numaralı koğuşta … ile birlikte kalan ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık …’in 01.01.2013 tarihli haftalık telefon görüşme kayıtları tetkik edildiğinden, …’in, kardeşi olduğu anlaşılan … ile görüştüğü ve cezaevinde bulunan …’in kardeşi olan sanık … ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde kendisine uyuşturucu madde göndermesini istemesi üzerine sanık …’in uyuşturucu maddeyi temin ederek uyuşturucu maddeleri verdiği sanık … isimli şahıs tarafından uyuşturucuların cezaevine gönderilmesini sağladığı, sanık …’in cezaevinde bulunan ağabeyi sanık…ile telefon görüşmesinden kısa bir süre sonra gönderilen kolide uyuşturucu madde tespit edildiği, telefon görüşme kayıtlarındaki konuşmalı ile kolinin gönderiliş şekli ve zamanının birbirleriyle örtüştüğü, … ‘nin de alınan beyanlarında sanık …’in suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği gönderiyi kendisi aracılığıyla cezaevine gönderdiğini, olayda …’in kendisini kullandığını beyan ettiği, bu hususlar birlikte göz önünde bulundurulduğunda sanığın inkar içerikli savunmasının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğununu değerlendirildiği, sanık …’in temin ettiği suça konu uyuşturucu maddeleri bir çift spor ayakkabı içerisine gizleyerek spor ayakkabıları cezaevine göndermesi amacıyla … Döne’ye verdiği, bu suretli sanık …’in üzerine atılı “Uyuşturucu madde nakletme” suçunu işlediği, yine cezaevine girmesi yasak, aynı zamanda temin edilmesi ve bulundurulması bizatihi suç olan uyuşturucu maddeyi cezaevine sokmaya çalıştığı ancak bu eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu kapsamda sanığın eyleminin infaz kurumuna yasak eşya sokma suçuna teşebbüs ve uyuşturucu madde nakletme suçlarını oluşturduğu dikkate alınarak suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile aynı Kanun’un 44 üncü maddesi hükmü birlikte değerlendirilip daha ağır cezayı içermesi nedeniyle uyuşturucu madde nakletmek suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince temel ceza belirlenip aynı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yarı oranında artırılması suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2020/104 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.