Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/16426 E. 2023/770 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16426
KARAR NO : 2023/770
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/425 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20/10/2022 tarihli ve 2022/2494 Esas, 2022/2336 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Somut bir delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü, 2559 sayılı Polis Vazife Ve Salȃhiyet Kanunu kapsamında kolluğun görevini ifa ettiği esnada park halinde bulunan motosikletin yanına yaklaşıldığında motosikletin yanında yaya halde bulunan sanık …’ün kaçması üzerine yakalandığı, buna binaen sanık …’ın kullanımındaki motosikletin yine

aynı Kanunun 4/A maddesi uyarınca dışarıdan bakıldığında görülebilecek açık bulunan çanta kısmındaki poşetten yoğun koku gelmesi üzerine poşette uyuşturucu madde bulunduğu değerlendirilmekle sanık …’ın beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın rızası ile içinde sentetik kannabinoid bulunan poşeti polislere teslim ederek sanık …’e vermek için poşeti getirdiğini söylediği olayda; uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, kolluk tutanağında yer aldığı üzere poşetten koku gelmesi karşısında; sanık …’ın faili meçhul …’un söylemesiyle gece vakti tanımadığı bir kişiden aldığı, içeriğini bilmediği paketi yine tanımadığını söylediği sanık …’e teslim etmesinin mümkün olmaması nedeniyle, sanık …’ın akla ve mantığa uygun olmayan savunması, sanık …’ın telefonunda … 1(…) olarak kayıtlı kişinin sanık …’a uyuşturucu maddeyi teslim edeceği sanık …’ün numarasını göndermiş olması ve aralarındaki mesajların içeriği, sanık …’ün kullanmak için uyuşturucu madde satın aldığını söylemesine karşılık ele geçen maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde olması ve sanık Eyüp’ün çelişkili savunmaları karşısında sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği halde uygulanmaması ve suçta kullanılan ambalajların 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 22.11.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükmün Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükmün Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20/10/2022 tarihli ve 2022/2494 Esas, 2022/2336 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.