Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/1681 E. 2022/12694 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1681
KARAR NO : 2022/12694
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

Mahkeme : FETHİYE Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : 6706 Sayılı Kanun’un 18. maddesi gereği sanık hakkındaki geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A- İadesi talep edilen …’nın temyiz isteminin incelenmesinde:
İadesi talep edilen ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen on beş günlük yasal temyiz süresinden sonra 10/01/2022 tarihli dilekçe ile iadesi talep edilen tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, iadesi talep edilenin temyiz isteğinin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
B-İadesi talep edilen … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde:
İadesi talep edilenin, iade talebine konu olan suç ile ilgisini ortaya koyan delillerin iade yargılaması açısından yeterli olması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Kazakistan vatandaşı … hakkında suç tarihi olan 04/05/2019 tarihinde “Uyuşturucu” suçundan yürütülen soruşturma neticesinde tutuklama kararı verildiği ve Kazakistan ülkesi dışında bulunması nedeniyle Uluslararası düzeyde arama kararı çıkartılıp sanığın Türkiye’de bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle Kazakistan adli mercilerine iadesinin talep edildiği anlaşılmakla,
Ceza kurallarının yer bakımından uygulanması açısından bazı suçların yargılanmasında evrensellik ilkesi kabul edilmektedir. TCK’nın “Diğer suçlar” başlıklı 13. maddesinde, yabancı ülkede işlenen belli suçların failine veya mağduruna bakılmaksızın Türkiye’de yargılanacağı düzenlenmektedir. TCK’nın 13. maddesinin 2. fıkrasında TCK’nın İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılabilmesi Adalet Bakanının talebinin bulunması şartına bağlanmıştır.
İade talebine konu uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun TCK’nın 13. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde düzenlendiği ve Türkiye’nin yargı yetkisi kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır. 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu’nun 11. maddesinin 1. fıkrasının c-4 bendinde iade talebine esas teşkil eden fiilin Türkiye’nin yargı yetkisine giren bir suç olması halinde iade talebinin kabul edilmeyeceği düzenlenmektedir.
Ceza kurallarının yer bakımından uygulanmasında esas alınan ilkelerden biri olan mülkilik ilkesi, devletlerin egemenlik haklarını kullanmalarının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kural olan daima devletlerin kendi sınırları içerisinde gerçekleşen fiillere karşı kendi iç hukuk mekanizmasını uygulamayı arzulamalarıdır. Bu nedenle ceza kurallarının yer bakımından uygulanmasında asıl ve en geniş kapsamlı olan ilke mülkilik ilkesidir.
Evrensellik ilkesi ise, “ortak kültür değerlerine yönelik olarak” işlenen bir suçun insanlık yararına cezasız kalmaması için, mülkilik ilkesine göre yetkili sayılmayan bir devletin, salt adaleti sağlamak amacıyla suç dünyanın neresinde, kim tarafından kime karşı işlenmiş olursa olsun, bu suçu yargılama konusunda kendi kendisini yetkili kılmasını ifade eder. Bu ilkenin bir yansıması olarak her devlet ülkesinde bulunan, her ülkede suç sayılan fiiller bakımından suç sanığını ya suçun işlendiği devlete iade etmeli veya yargılayıp cezalandırmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında, somut olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçu açısından TCK’nın 13. maddesine göre Türkiye’nin yargılama yetkisi bulunmakla birlikte, mülkilik ilkesi uyarınca asli yargı yetkisinin suçun işlendiği yer devletinde bulunduğu, Türkiye’nin yargı yetkisinin ise tali ve tamamlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun TCK’nın 13. maddesi kapsamında düzenlenmiş olması, kişinin mülkilik ilkesi uyarınca, yargı yetkisine haiz olan bir devlete iadesine engel teşkil etmeyecektir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İade talebine konu suçun, TCK’nın 13. maddesi gereğince Türkiye’nin yargı yetkisine giren bir suç olmasına rağmen kararda Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı yetkisine giren bir suç olmadığının belirtilmesi,
2- 04/04/1997 tarih ve 4243 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 10/04/1997 tarih ve 22960 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Cezai Konularda Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşması” hükümleri dikkate alınmak suretiyle 6706 sayılı Kanun hükümleri gereğince iadenin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekirken, Kazakistan Cumhuriyeti’nin taraf olmadığı Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesine dayanılarak iade edilebilirlik kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, iadesi talep edilen müdafiinin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1 – “… nedeniyle Türkiye Cumhuriyetinin yargı yetkisine giren bir suç olmadığı” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması.
2- “Türkiye’nin taraf olduğu Sidas 164. maddesi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “ 04/04/1997 tarih ve 4243 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 10/04/1997 tarih ve 22960 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Cezai Konularda Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşması” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK iadesi talep edilen müdafiinin iadenin kabul edilebilir olduğuna dair hükme yönelik temyiz istemlerinin ESASTAN REDDİNE, tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmadığından iadesi talep edilen hakkındaki salıverilme talebinin reddine, 05/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi