Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/17001 E. 2023/1358 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17001
KARAR NO : 2023/1358
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2022 tarihli ve 2022/85 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 11 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/1430 Esas, 2022/1891 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ile sanık …’un istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
2. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine yönelik delil bulunmadığına, beraat kararı
verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine yönelik delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların içerisinde bulundukları araçta alınan arama kararına istinaden yapılan aramada aracın tavanının ön kısmında bulunan iç aydınlatma lambasının yuva kısmında daralı ağırlığı 198,90 gram gelen metamfetaminin ele geçirildiği olayda, sanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının olay örgüsü açısından birbirleriyle çelişkili olduğu, kovuşturma aşamasında da uyuşturucu madde kullandıklarını belirterek çelişkiyi sürdürdükleri, alınan Adli Bilişim Uzmanı raporundan da anlaşılacağı üzere sanıkların Malatya-Gaziantep istikametinde çok fazla durmadan gidiş ve dönüşe geçtikleri, bu kapsamda seyahatin tamamen uyuşturucuya ilişkin olduğu, suça konu madde ile değer tespit tutanağına göre yaklaşık 118.920,00 TL’lik bir kazanç elde edilebileceğinin tespit edildiği, sanıkların yakalanma saati ile olay örgüsünün çelişkili olduğu, uyuşturucu maddelerin ele geçirilme yeri ve şekli ile miktar ve niteliği, sanıklardan ele geçen uyuşturucu maddenin olağan sayılan süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecek miktarın üzerinde olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerilerine atılı suçu işledikleri sabit görülmüştür. Sanık …’nin birinci kez mükerrir olması, sanık …’ın ise denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesinden sonra atılı suçu işlemesi nedenleriyle bir daha suç işlemeyecekleri kanaati oluşmadığından haklarında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi hükmünde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanıklar hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanıklara verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği ” ihtarı yerine “6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, sanıkların tebliğ olunan ödeme emri üzerine 30 günlük süre içinde adli para cezasını ödemezlerse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmalarına karar verilebileceği, sanıklar hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymamaları hâlinde, çalıştıkları günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmının hapis olarak infaz edilebileceğinin ihtarına” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/1430 Esas, 2022/1891 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının, sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafından “6545 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, sanıkların tebliğ olunan ödeme emri üzerine 30 günlük süre içinde adli para cezasını ödemezlerse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmalarına karar verilebileceği, sanıklar hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve
önerilerine uymamaları hâlinde, çalıştıkları günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmının hapis olarak infaz edilebileceğinin ihtarına” ibaresinin çıkarılması ve “…taksitte ödenmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “ taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.