Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/1807 E. 2023/2025 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1807
KARAR NO : 2023/2025
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği

temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden;

Sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden ;

Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;

Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci
fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/2202 Esas, 2021/2199 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar … ve … için re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanarak kazanılmış hakkın ihlal edildiğine,

4. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

5. Kolluk görevlilerinin kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerinden delillerin hukuka aykırı olduğuna

6. Suç tarihlerinin yanlış yazıldığına,

İlişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanarak

kazanılmış hakkın ihlal edildiğine,

4. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

5. Kolluk görevlilerinin kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerinden delillerin hukuka aykırı olduğuna,

6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

3. Kolluk görevlilerinin kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerinden delillerin hukuka aykırı olduğuna,

4. Ses analizinde sanığa ait ses kaydı olmadığı ortaya çıktığından delillerin hatalı değerlendirildiğine,

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

3. Kolluk görevlilerinin kışkırtıcı ajan gibi hareket ettiklerinden delillerin hukuka aykırı olduğuna,

4. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanıklar … ve … yönünden;

Olaylara ilişkin gizli soruşturmacı raporları, fiziki takip ve görüşme tutanakları, CD fotoğraflama ve deşifre tutanakları, sanıkların görüntülerdeki kişinin kendileri olduklarını kabul etmeleri ile tüm dosya kapsamından; sanık …’in 10.05.2018, 14.05.2018, ve 12.07.2018 tarihlerinde gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen adli kolluk görevlilerine eroin sattığı; sanık …’un ise 14.05.2018 ve 21.06.2018 tarihlerinde gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen adli kolluk görevlilerine eroin sattığı, bu şekilde sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları gerekçesiyle ayrı ayrı mahkûmiyetlerine; iddianamede her bir olaya ilişkin sanık … için 3 kez, sanık … için 2 kez ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım-satım” söz konusu olmayacağı gözetilerek sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak tek cezaya hükmedildiği; sanıkların eylemlerine konu uyuşturucu maddelerin eroin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ve sanıkların eylemlerinin gerçekleştiği yerler itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ( b) bendine aykırılık oluşturması nedeniyle her iki sanık için birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği dikkate alınarak; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine karar verilmiştir.

2. Sanıklar … ve … yönünden;

29.05.2018 tarihli olaya ilişkin gizli soruşturmacı raporu, fiziki takip ve görüşme tutanağı, tartı vezin tutanağı, CD fotoğraflama ve deşifre tutanağı, duruşmada gizli tanık olarak dinlenen NGS 199, NSKG 167 ve NSKG 240 beyanlarıyla doğrulanan tutanak içerikleri, 05.01.2021 tarihli ATK raporuyla gizli soruşturmacının elde ettiği ses kaydı ile sanık …’ın ses kaydının kısmi benzerlikler gösterdiğinin
tespit edilmiş olması ve tüm dosya kapsamından; olay tarihinde gizli soruşturmacıdan parayı sanık …’ın aldığı, suça konu eroini de gizli soruşturmacıya sanık …’ın verdiği, bu haliyle sanıklar … ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu birlikte gerçekleştirdikleri gerekçesiyle sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetlerine, istinaf yasa yoluna sanık … lehine başvurulmuş olması dikkate alınarak sanık …’ın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına; koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar … ve … yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması gerektiği halde uygulanmaması hususu eleştirilip, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığa hükmedilen sonuç ceza miktarları itibariyle kazanılmış olan hakkının ihlal edilmediği, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin mahkeme kararların usul ve yasaya uygun olduğu, kolluk görevlilerinin gizli soruşturmacı sınırlarını aşmadıkları anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin mahkeme kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, kolluk görevlilerinin gizli soruşturmacı sınırlarını aşmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığa hükmedilen sonuç ceza miktarları itibariyle kazanılmış olan hakkının ihlal edilmediği, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin mahkeme kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu, kolluk görevlilerinin gizli soruşturmacı sınırlarını aşmadıkları anlaşılmakla temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

2. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde “Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde düzenlemenin bulunduğu; dosya kapsamına göre, araç içerisinde suça konu uyuşturucu maddenin satışının gerçekleştiği, aracın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen umumi veya umuma açık yerlerden olmadığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulama koşulları bulunmadığı halde sanık hakkında birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gerekçesiyle aynı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanıklar …, … ve … yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/2202 Esas, 2021/2199 Karar sayılı kararında sanıklar …, … ve … müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

B. Sanık … yönünden;

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/2202
Esas, 2021/2199 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.