Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/2408 E. 2023/5899 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2408
KARAR NO : 2023/5899
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

D U R U Ş M A L I

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/257 E., 2021/80 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ihraç etme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri

Tefhim şerhinde temyiz süresinin 15 gün olarak belirtilmesi karşısında yanıltma nedeniyle sanık … müdafiinin temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık … dışındaki sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte

bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi müdafilerinin isteği üzerine sanıklar …ve… hakkında duruşmalı; yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii duruşmaya gelmeyen sanık … ve duruşma talebinde bulunulmayan sanık … hakkında ise duruşmasız olarak yapılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza (5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi ile görevli) Mahkemesinin 05.12.2012 tarih, 2011/58 Esas, 2012/373 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında açılan davanın tefrikine,
b. Sanıklar…, Enver, … ve…’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca ayrı ayrı 13 yıl 9 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul 11. Ağır Ceza (5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi ile görevli) Mahkemesinin 05.12.2012 tarih, 2011/58 Esas, 2012/373 Karar sayılı kararının, sanıklar … ve… ile sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.02.2014 tarihli ve 2013/8663 Esas, 2014/839 Karar sayılı kararı ile;
“Hakkında ayırma kararı verilen sanık …’nin aynı olay nedeniyle yargılandığı Bulgaristan Haskova Sancak Mahkemesi’nce mahkûmiyetine karar verildiği, soruşturma aşamasında Bulgaristan Adalet Bakanlığından istenen belgelerden sadece Haskova Sancak Polis İdaresinin soruşturma tutanağı ile uyuşturucu maddenin incelenmesine dair raporun gönderildiği anlaşılmakla; bu eyleme ilişkin Bulgaristan Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı ile olay tutanağı ve sanık …’nin aşamalardaki

ifadeleri getirtilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli, 2014/203 Esas, 2014/140 Karar sayılı kararı ile yasa değişikliği nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosya görevli … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
D. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/109 Esas, 2014/243 Karar sayılı kararı ile aynı mahkemenin 2014/257 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine ve yargılamaya 2014/257 esas sayılı dosya üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
E. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarih, 2014/257 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararı ile sanıklar …,…, Enver, … ve…’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı 13 yıl 9 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca alınmış bir iletişimin tespiti kararının bulunmaması nedeniyle yapılan dinlemenin hukuka aykırı olduğuna, 3. Yüksek Mahkemece sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü halinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kabul anlamına gelmemekle beraber sanığın eyleminin yardım etme niteliğinde olduğuna, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğuna,
İlişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Bulgaristan’ın Kapitian Andreevo sınır kapısında temyiz dışı sanık …’nin kullandığı araçta yapılan aramada daralı 5 kg 33 gr eroin yakalandığı, yapılan soruşturma sonucunda Bulgaristan yetkili adli makamlarından istinabe evrakları getirtildiğinde temyiz dışı … hakkında Bulgaristan adli makamları tarafından yapılan yargılama sonucunda sanığa 5 yıl hapis ve 50.000 leva para cezasının verildiğinin görüldüğü, olayla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesi ile yetkili … Cumhuriyet Başsavcılığınca iletişimin tespiti yöntemi ile soruşturma yapılarak temyiz dışı … tarafından kullanılan aracın 02.03.2007 tarihinde Kapıkule sınır kapısından Bulgaristan’a çıkması nedeniyle bazı sanıklar hakkında teknik takip kararı alındığı, temyiz dışı sanık …, sanıklar …,…,… ve …arasındaki görüşmeler ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar …, …, … ve …’ın birlikte hareket ederek, yurt dışına eroin ihracına karar verdikleri, sanık …’ın yurtdışına gidecek uyuşturucu maddenin bulunması ve taşınması işini organize ettiği, temyiz dışı sanık …’in uyuşturucu maddeyi kullanmış olduğu otomobille taşıdığı, sanık …in uyuşturucunun taşınması konusunda görev aldığı, sanık …’ün ise uyuşturucunun Almanya’daki alıcısı olduğu, sanık …’in kullanmış olduğu otomobile, Almanya’ya götürülmesi amacıyla önceden sanık … ve temyiz dışı sanık …’in evinde gizlenen eroinin buradan adı geçen sanıklar tarafından alınıp yüklendiği, sanıkların önce sınır kapısında (Kapıkule) alınan tedbirleri kontrol amacıyla tanıdıkları bir aracın sınır kapısından geçişini sağladıkları, bu aracın sıkı aranması nedeni ile sanık …

Şahin’in başka kapıdan çıkmasını istedikleri ancak sanık …’nin kullandığı aracın 02.03.2007 günü Kapıkule sınır kapısından yurt dışına çıkması üzerine Bulgaristan Kapitian Andreova sınır kapısında yakalandığı, bunun üzerine durumdan haberdar olan yukarıda adları geçen sanıkların yakalanma olayı ve dava süreci ile ilgilendikleri, temyiz dışı sanık …’e avukat bulma konusunda girişimlerinin olduğu, para sağlamaya, temyiz dışı sanık …’nin isim verip vermediğini öğrenmeye çalıştıkları, böylece sanıkların her aşamadaki eylem ve hareketleriyle üzerlerine atılı yurt dışına eroin ihraç etmek suçunu işlediklerinin anlaşıdığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’nin mahkûmiyet hükmü yönünden;
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu olayla ilgili olarak Dairemizce sanık hakkında bir karar verilmediği gibi, 5235 sayılı Kanun’un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki ilk hükmünün 11.02.2021 tarihinde verilmesi ve anılan karar yönünden daha önceden sanık hakkında Yargıtay’ca verilmiş bir bozma kararının da bulunmaması karşısında, anılan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu istinaf talebinin görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşılmıştır.
B. Diğer sanıkların mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun elde edilen delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık …’nin mahkûmiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı açıklanan nedenlerle sanık hakkında istinaf talebi ile ilgili karar

verilmek üzere dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Diğer sanıkların mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarih, 2014/257 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI

22.06.2023 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı…in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat … ile sanık … müdafii Avukat …’in yokluklarında, 22.06.2023 tarihinde, açık olarak okundu.