YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3790
KARAR NO : 2023/5338
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2854 E., 2019/1420 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet (İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü
kaldırılarak)
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/332 Esas, 2016/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve sanığın üç yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Kararın, 05.09.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2017/370 Esas, 2017/625 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
D. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2018/2854 Esas, 2019/1420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 191 inci maddesinin onuncu fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, duruşmada alınan ifadesinin yaklaşık üç yıl sonra alınması nedeniyle sanıktan olayı hatırlamasının beklenemeyeceğine, iddianame ve sorguda okulun kaç metre yakınında arama yapıldığına ilişkin açıklama bulunmadığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihinden inceleme tarihine kadar olağanüstü zamanaşımının dolduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1. UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 27.11.2001 doğumlu olan ve suç tarihinde 12-15 yaş aralığında bulunan sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 4 yıl olağan zamanaşımı süresinin ve 6 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 05.09.2016 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 07.06.2017 tarihleri arasında duran süre eklendiğinde de, 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/2854 Esas, 2019/1420 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.