YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3838
KARAR NO : 2022/14089
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2021/48 esas, 2021/305 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/03/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 23/10/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 08/12/2016 tarihli, 2016/21517 soruşturma ve 2016/587 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi gereğince bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 14/12/2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 08/12/2016 tarihinde infazı için Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edildiği sırada şüphelinin 15/01/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemle de tespit edildiği,
3- Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak, şüphelinin 23/10/2016 ve 15/01/2018 tarihli eylemlerine ilişkin her iki soruşturma evrakı birleştirilerek 27/02/2018 tarihli, 2016/21517 soruşturma, 2018/1253 esas ve 2018/892 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli, 2018/344 esas ve 2019/581 sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 14/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, kararın infazı için 08/12/2016 tarihinde Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, bu suretle sanığa itiraz hakkı tanınmadan ve itiraz süresi dolmadan tedbirin infazına başlandığı gerekçesiyle sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 12/04/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
5- Beraat kararına karşı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce kanun yararına bozma yoluna gidildiği,
6- Dairemizin 23/09/2020 tarihli ve 2020/6444 esas, 2020/4121 sayılı kararı ile; beraat kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına bozulmasına, aynı Kanun’un 309/4-c bendi uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği,
7- Kanun yararına bozmadan sonra Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15/04/2021 tarihli ve 2021/48 esas, 2021/305 sayılı kararı ile; kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 26/04/2021 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/12/2016 tarihli ve 2016/21517 soruşturma, 2016/587 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın erteleme süresi zarfında aynı nev’iden suçu yeniden işlemesi nedeniyle, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde adı geçen sanığın beraatine dair Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/09/2020 tarihli ve 2020/6444 esas, 2020/4121 karar sayılı ilamını takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda bu defa kamu davasının durmasına dair Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2021/48 esas, 2021/305 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinde yer alan “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki ve 309/4-c maddesinde yer alan “Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-c maddesi kapsamında verilen bozma ilâmının aleyhe sonuç doğuramayacağı, yeniden yargılamayı da gerektirmeyeceği nazara alındığında,
Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı beraat kararının, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/09/2020 tarihli ve 2020/6444 esas, 2020/4121 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozulmasına ve gerekli işlemlerin 5271 sayılı Kanun’un 309/4-c maddesi gereğince yapılmasına karar verilmesini müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde bir karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2021/48 esas, 2021/305 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli … hakkında, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ve 14/12/2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin kesinleşen 08/12/2016 tarihli, 2016/21517 soruşturma ve 2016/587 sayılı beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüphelinin bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın infazı aşamasında, şüphelinin 15/01/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemle de tespit edildiği, şüphelinin beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin
14/03/2019 tarihli, 2018/344 esas ve 2019/581 sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 12/04/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, beraat kararına karşı Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce kanun yararına bozma yoluna gidildiği, Dairemizin 23/09/2020 tarihli ve 2020/6444 esas, 2020/4121 sayılı kararı ile; beraat kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına bozulmasına, aynı Kanun’un 309/4-c bendi uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği, bozmadan sonra Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2021/48 esas, 2021/305 sayılı kararı ile; kamu davasının durmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’ nun 309. maddesinde yer alan “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki ve 309/4-c maddesinde yer alan “Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, mahkûmiyet hükümleri dışında kalan ve davanın esasını çözen hükümlerin hangi nedenle olursa olsun 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulması halinde aleyhe sonuç doğurmayacağı ve yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği dikkate alındığında,
Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı beraat kararının, Dairemizin 23/09/2020 tarihli ve 2020/6444 esas, 2020/4121 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozulmasına ve gerekli işlemlerin 5271 sayılı Kanun’un 309/4-c maddesi gereğince yapılmasına karar verilmesini takiben, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde bir karar verilemeyeceği gözetilmeden, durma kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle,
Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı beraat kararının, Dairemizin 23/09/2020 tarihli ve 2020/6444 esas, 2020/4121 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozulmasına ve gerekli işlemlerin 5271 sayılı Kanun’un 309/4-c maddesi gereğince yapılmasına karar verilmesinden sonra yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde bir karar verilemeyeceği gözetilmeden, durma kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/04/2021 tarihli ve 2021/48 esas, 2021/305 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.