Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/5143 E. 2023/1019 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5143
KARAR NO : 2023/1019
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2017/272 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/281 Esas, 2019/696 Karar kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermemesi ve kanuni süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan HAGB kararı verilen temyiz dışı sanık …’nin kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulduğu, üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, uyuşturucu madde aldığı evi gösterebileceğini belirtmesi üzerine
birlikte evin olduğu yere gidildiği, evin önünde bekleyen sanık …’nin polisleri fark edince üzerindeki montu yere atıp kaçtığı, temyiz dışı sanık …, uyuşturucu maddeyi sanık …’den satın aldığını ve sanığın ikametinin gösterdiği ev olduğunu belirtiği, akabinde usulüne uygun arama kararına istinaden ikamette yapılan aramada hassas terazi, uyuşturucu madde, makas ve kilitli poşetler ele geçirildiği, sanık …’nin, hassas terazi ve uyuşturucu maddenin … ismindeki kişiye ait olduğu, …’in hazırlamış olduğu uyuşturucu maddeleri kullanıcı şahıslara verdiği, parayı …’in aldığı, olay günü …’ye uyuşturucu madde verdiği ancak parasını almadığı yönünde ikrar içeren beyanlarda bulunduğu dikkate alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın ifadesinde hassas terazi ve metamfetaminin hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık …’a ait olduğunu ve …’in yönlendirmesiyle suça konu uyuşturucu maddeyi temyiz dışı sanık …’ye verdiğini söylemesi üzerine, … hakkında soruşturma başlatıldığı, … …’ın da kendiliğinden savcılığa müracaat ederek suçunu kabul ettiği ve böylece sanık …’nin hizmet ve yardımı ile … …’ın suçunun ortaya çıktığı, bu durumda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin 09.05.2019 tarihli temyiz dilekçesinde yer alan “….verilen ceza usul ve yasaya aykırıdır…” şeklindeki ibarenin 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddeleri bakımından bir temyiz nedeni olması nedeniyle tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık yakalandığında kimlik tespitinin beyanına göre yapıldığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarih, 2014/10-623 esas ve 2015/117 sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır, denilmiştir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 91. maddesinde geçici koruma “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.” şeklinde
hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanun’un Tarihi: 04/04/2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete’nin Tarihi: 22/10/2014 No: 29153) 21 inci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22 nci maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun’un 121 inci maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Somut olayımızda ise; sanığın Afganistan vatandaşı olduğu ve kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yabancı uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilmesi gerektiği, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanığın Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenmiyorsa 6458 sayılı Kanun’un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 inci ve 22 nci maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimliği esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/281 Esas, 2019/696 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.