Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/6644 E. 2023/303 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6644
KARAR NO : 2023/303
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet

Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/383 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası
gereği hak yoksunluklarına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 19.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2022 tarihli ve 2021/22107 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2022 tarihli ve KYB-2022/23671 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2022 tarihli ve KYB-2022/23671 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli kararı ile 24.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden dolayı sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde verildiği için denetim süresinin hukuki statüsü, aynı maddede düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi olacağından, denetim süresi içerisinde ancak aynı nev’iden suç işlenmesi halinde hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 24.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2014 tarihli ve 2014/2282 Soruşturma, 2014/984 Esas, 2014/605 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/960 Esas, 2015/473 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, beş yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 17.04.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
B. Sanığın denetim süresi içerisinde 01.03.2019 tarihinde işlediği özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ve 2019/179 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararı ile cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine;
Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/383 Esas ve 2021/84 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
C. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 65 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde yer alan düzenleme dikkate alındığında;
İnceleme konusu dosyada, Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/960 Esas, 2015/473 Karar sayılı kararı ile, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, hükmün açıklanabilmesi için denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev’iden olması gerektiği, sanığın denetim süresi içerisinde 01.03.2019 tarihinde aynı nev’iden olmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/383 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.