YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7050
KARAR NO : 2023/538
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/217 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 20.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/29750 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26801 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2022 tarihli ve KYB-2022/26801 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 195 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suça ilişkin olarak sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 27.01.2020 tarihli ve 2020/250 Soruşturma, 2020/497 Esas, 2020/399 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/217 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararı ile; sanık savunması alınmadan, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
C. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararı uyarınca, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği dikkate alınarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” şeklindeki ve anılan Kanun’un 195 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suça ilişkin olarak sanığın savunması alınmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/217 Esas, 2020/435 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2023 tarihinde karar verildi.