YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7095
KARAR NO : 2023/685
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.12.2016 tarihli ve 2015/156 Esas, 2016/247 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2017/1342 Esas, 2020/1461 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına özetle; eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi talebini içeren Tebliğnağme ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosyada tanık olarak dinlenen Sedat’ın oğlu Botan’a sanık …’ın uyuşturucu madde sattığı ve sattırmaya çalıştığını öğrenmesi üzerine tanık Sedat’ın oğlu ve yeğeni Bilal ile birlikte sanığın bulunduğu yere gittiği, sanığı eve, ailesine götürdüğü ve orada çıkan tartışmada sanığın elinde mavi renkli hapları ve kağıda sarılı maddeleri gördüğü ve alarak polise teslim ettiği olayda; sanığın soruşturma aşamasındaki …’a ait uyuşturucu maddelere emanetçilik yaptığına dair ikrarı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemi sabit kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, şahit numunenin müsaderesi hususu, ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen yönteme uygun biçimde infazına karar verilmesi gerektiği ve hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen yasal gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ve vasfına yönelik takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki eksik araştırma nedeniyle hükmün bozulması gerektiği görüşüne iştirak edilmemiş, kararlarda açıklanan gerekçeler dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Suç konusu uyuşturucu maddeleri kolluğa teslim eden tanık …..’ın soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada kollukta müdafi eşliğinde alınan beyanında suç konusu uyuşturucu maddelerle ilgisini açıklayarak dolaylı kabulü ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09/10/2020 tarihli ve 2017/1342 Esas, 2020/1461 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.