Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/7446 E. 2023/3631 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7446
KARAR NO : 2023/3631
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2016/262 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 … maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 13 yıl 9 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2018/1675 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

4. Tanıkların dinlenilmemesi ve telefonun kime ait olduğunun tespit edilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

1. 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin döndüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulunun bulunup bulunmadığının araştırılması ve bunun sonucuna göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılıp uzaklaşılmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine,

2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmediğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın, hakkında kullanmak için ayrı soruşturma yapılan ve kolluk güçlerince inşaatta sanık ile birlikte yakalanan … ile …’e eroin içeren uyuşturucu maddeleri sattığı, sanığın bulunduğu yerde önünde ve kolluk güçlerini görünce sakladığı taşın altında toplam 8 paket halinde eroin içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; suça konu maddelerin ele geçiriliş biçimi, çok sayıda paketler halinde bulunması, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların sanık aleyhindeki beyanları ile tutanak tanığı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamındaki yerde üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1. … ile …’e ait kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan yürütülen soruşturma ve dava açılmış ise kovuşturma dosyalarının, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu, … ve …’in soruşturma ve dava açılmış ise kovuşturma aşamasındaki ifadelerini de içerir şekilde aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde getirtilip dosya içerisine konulmaması,

2. Kollukta müdafii bulunmaksızın beyanı alınan … ve …’in kovuşturma aşamasında kendilerine ulaşılamaması nedeniyle tanık olarak dinlenilemedikleri anlaşılmakla; adres araştırmalarının yeniden yapılarak dinlenilmek üzere celplerinin sağlanıp tanık olarak ifadelerinin alınmaması,

3. Mahkemece, basit tutanak içeriğine göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun meydana geldiği yerin 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamındaki mesafede olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince birden fazla nitelikli halin bir arada gerçekleşmesi sebebiyle sanığın cezasında artırım yapılmış ise de; suçun işlendiği yerin umuma açık olup olmadığı ve yasada belirtilen yerlere mutad ulaşım yolları ile (yaya yürüme ya da araçla tespit edilecek) mesafesinin iki yüz metreden yakın olup olmadığı hususunda mümkünse olay, fiziki takip ve yakalama tutanağını düzenleyen kolluk görevlilerinin de hazır bulundurularak keşif yapılmak suretiyle mesafe kesin olarak belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanıp uygulanmayacağının ve temel cezanın alt sınırından uzaklaşılıp uzaklaşılmayacağının değerlendirilmemesi,

4. Suç konusu maddenin eroin olması ve suça konu yerin niteliği nedeniyle cezanın yarı oranında artırılmasına karar verilirken, 5237 sayılı Kanun’un 188 … maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 … maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde 1,2,3,4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2018/1675 Esas, 2020/265 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un
302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.