Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/7645 E. 2022/10904 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7645
KARAR NO : 2022/10904
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın yüzüne karşı verilen 24/02/2011 tarihli hükme karşı, hatalı şekilde “hükmün açıklanmasından/tebliğinden itibaren” kanun yoluna başvurabileceği belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine dair dosyada ve UYAP siteminde herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı gibi tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüklerince yapılan bildirimlerde de Mahkeme esas ve karar numarasına yer verilerek sadece hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiğinin belirtildiği, denetimli serbestlik dosyalarında da ayrıca gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine dair bilgi ya da belge bulunmadığı, sanığın dosya içinde bulunan mahsup talep dilekçesi içeriğinde de herhangi bir Mahkeme kararı belirtilmeksizin sadece “karakol nezareti ve gözaltı sürelerini” cezasından mahsubunu talep ettiği, dolayısıyla, sanığın mahsup talebinde bulunmuş olması ya da tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için başvurmuş olması ile hüküm içeriğinden haberdar olduğu kabul edilemeyeceğinden tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmeyerek, 24/02/2011 tarihli hükme ilişkin gerekçeli karar tebliği yapılmadığından hükmün kesinleşmediği ve bu aşamadan sonra yapılan işlemlerin hukuken geçersiz olduğu, temyiz süresinin geçmesinden doğan sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay’a ait olup Mahkeme tarafından verilen eski hale getirme talebinin kabulüne ilişkin 16/03/2022 tarihli ek kararın da hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulü ile temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olarak mahkûmiyet tarihi olan 24/02/2011 ile temyiz inceleme tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 31/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.