YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7649
KARAR NO : 2023/1460
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : Mustafa Oğur
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararının temyiz edilmeksizin 11.09.2008 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Gaziantep (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine ilişkin ek kararının istinaf edilmeksizin 03.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/17582 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39261 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39261 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” 1- Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 sayılı karar yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde açılan davanın düşmesine karar verileceğinin bildirilmesine şeklinde karar verilmesinde,
2- Gaziantep (kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 01.10.2007 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2007 tarihli ve 2007/32250 Soruşturma, 2007/12752 Esas, 2007/2891 sayılı iddianamesi ile Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı kararı ile, “sanığın 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi
ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verileceğinin ihtarına” karar verildiği, kararın 11.09.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığının bildirilmesi üzerine, Gaziantep (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı ek kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verildiği, kararın 03.02.2020 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
D. Dosya kapsamına göre;
1. Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 sayılı Kararı yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 06.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “(7) Kişinin mahkûm olduğu ceza, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde, infaz edilmiş sayılır; aksi takdirde derhal infaz edilir” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtarat yapılması gerektiği gözetilmeden, açılan davanın düşmesine karar verileceğinin bildirilmesine şeklinde karar verilmesi,
2. Gaziantep (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen hapis cezasıyla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı kararı ile Gaziantep (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2007/907 Esas, 2008/437 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.