Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/7654 E. 2023/1757 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7654
KARAR NO : 2023/1757
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2017/158 Esas, 2017/496 Karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/1561 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20/04/2022 tarihli ve KYB-2022/28902 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/28902 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında evvelce işlemiş olduğu aynı neviden suçtan dolayı Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2015 tarihli ve 2014/383 esas, 2015/949 sayılı kararı ile mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, işbu karardaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu, inceleme konusu Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/10/2017 tarihli ve 2017/158 esas, 2017/496 sayılı kararındaki 01/03/2016 tarihli eylemin ise Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ihlali mahiyetinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüphelinin 01.03.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2016 tarihli ve 2016/9551 soruşturma, 2016/387 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 12/08/2016 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği,

B. Şüphelinin 19.12.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddelerle yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli ve 2016/9551 Soruşturma, 2017/2190 Esas, 2017/2079 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2017/158 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 01.11.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
D. Dosya arasında bulunan Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/383 Esas, 2015/949 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Sanığın 18.11.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.09.2013 tarihli ve 2013/8514 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2014/383 Esas, 2015/949 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 14.01.2016 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2014/383 Esas, 2015/949 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 14.01.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiğinin kabulü gerektiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 01.03.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;
Sanığın 01.03.2016 tarihli eylemini, Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 14.01.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında, mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “düşme” kararı verilip Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği, 19.12.2016 tarihli eylemin ise artık ihlal niteliğinde olmayıp bağımsız bir suç haline geleceği ve bu suç yönünden gereği için Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

F. Kabule göre de;
1. Sanıkta 19.12.2016 tarihinde ele geçirilen ve uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddelere ilişkin kriminal raporun dosya içinde bulunmadığı anlaşıldığından, ele geçirilen maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığına ilişkin ekspertiz raporunun bulunup bulunmadığının araştırılması, rapor alınmamışsa aldırılması, rapor var ise aslı veya onaylı bir örneğinin dosya arasına alınması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. 5237 Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ”Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklinde yer alan düzenleme gereğince, cezası ertelenen sanık hakkında mahkemesince en az “1 yıl 8 ay” denetim süresi belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, denetim süresinin “1 yıl” olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli ve 2017/158 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.