Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/848 E. 2023/2424 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/848
KARAR NO : 2023/2424
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Sanıklar …,…,…, ve ,….akkında istinaf başvurularının esastan reddi
Sanıklar …. ve … … hakkında düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … müdafii dışındaki diğer temyiz edenlerin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … dışındaki diğer temyiz edenlerin temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ancak, sanık …’ın temyiz dilekçesinde temyiz
sebeplerine yer vermediği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … ve … müdafii dışındaki diğer temyiz edenlerin temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık … müdafiinin ve sanık …’ın temyiz isteminin ise reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, diğer temyiz edenlerin temyizine hasren inceleme yapılmıştır.

Sanık … müdafii ile sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine,

Sanık müdafii Av. …’ın duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra yapıldığı anlaşılmakla; 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine,

Karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/414 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2019/409 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/409 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2019/409 Esas, 2021/88 Karar sayılı kararı ile;

Sanık …’ın 16.04.2019 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil elde edilmediğinden beraatine,

Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 28 yıl 1 ay hapis ve 56.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık …’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanıklar Azad Rıdvan ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından,5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanıklar … ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, üçüncü fıkrasının son cümlesi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık … …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci

fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, üçüncü fıkrasının son cümlesi, 52 nci maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl hapis ve 37.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/1919 Esas, 2021/2121 Karar sayılı kararı ile;

Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanıklar Azad Rıdvan, … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinaf tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık … … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 303 üncü maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık … hakkında 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin dördüncü ve onbirinci fıkralarına göre, çocuk sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Yasa’nın

81 inci maddesiyle yapılan değişiklikle adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi gerekirken ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu görüldüğünden hükmün bozulmasına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının oluşmadığı hususunda karar verilebilmesi için, anılan madde uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilmez bu takdirde (11) fıkra hükmü uygulanır” hükmünün öngörülmüş olması karşısında; sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmadığı ve sözü edilen maddenin onbirinci fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” karar verilmesi, suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılırken, indirim sonucu aynı maddenin son cümlesine göre verilecek cezasının 12 yıldan fazla alamayacağı gözetilmeyerek, sonuç hapis cezası olarak 12 yıl yerine 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ:

A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

3. Suçun kanuni tanımında yer alan maddi ve manevi unsurların oluşmadığına,

4. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

ilişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın savunmasının aksine üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına,

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine,

4. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin de usul ve yasaya aykırı olduğuna,

ilişkindir.

C. Sanık … ve müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,

2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3. Yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğuna,

4. Maddenin kullanım dışı amaçla bulundurulmadığının kabulü gerektiğine,

5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmüne ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığına,

6. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddesinde yer alan orantılılık ilkesine aykırı olduğuna,

7. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulamasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğuna,

ilişkindir.

D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun yasal unsurları oluşmadığına,

2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

ilişkindir.

E. Sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …’un temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Kararların ve fiziki takiplerin hukuka aykırı olduğuna,

3. Fiziki takiplerin arama kararından yoksun olduğuna,

4. Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

5. Nitelikli halin unsurlarının oluşmadığına,

ilişkindir.

F. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hiçbir delil bulunmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Usulî açıdan eksik bir karar olduğuna,

3. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

4. Etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istediğine,

İlişkindir.

G. Sanık … ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verildiğine,

İlişkindir.

H. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığında sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

I. Sanık … … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli somut ve kesin bir delil bulunmadığından öncelikle sanığın beraatine aksi halde lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

3. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

02.02.2019 tarihinde hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararı bulunan sanık …’ın, diğer sanık … ile yaptığı görüşmede tanık …’e uyuşturucu madde teminine ilişkin olduğu değerlendirilmesi üzerine kolluk görevlilerince fiziki takibin başlatıldığı, sanık …’ın, diğer sanık … ve tanık …’in yanına gelerek bir müddet ayak üstü konuştuktan sonra, … ile …’in birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü, akabinde şahısların başka kimse ile görüşmeden sanık …’ın, tanık …’in sevk ve idaresi altında bulunan motosiklete binerek olay mahallinde ayrıldıkları, şahısların kolluk görevlilerini görmeleri üzerine ters yöne girdikleri kolluk görevlilerince motosikletin durdurulduğu, motosikletin arka tekerinin yanında katlanmış folyo kağıdına sarılı metamfetamin maddesinin ele geçirildiği,

Sanık …’ın, tanık …’e uyuşturucu madde verdiği yerin … Camiine 11 metre mesafede olduğunun yapılan keşif ve bilirkişi raporundan tespit edildiği,

Sanık … ile tanık …’in, sanık …’dan uyuşturucu almak için buluştuklarını beyan ettikleri, takip sonucu tanık …’in yere attığı uyuşturucu maddenin ele geçirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanık …’ın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Sanık …’ın, arkadaşına uyuşturucu malzeme lazım olduğu yönünde sanık …’a mesajlar attığı, takip tarassut tutanaklarında bahsedildiği üzere sanık …’ın uyuşturucu maddeyi tanık …’e vermiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık …’ın, sanık …’ın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçuna yardım ederek iştirak etmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanık …’ın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

14.02.2019 tarihinde hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararı bulunan sanık …’ın, soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan … ile yaptığı görüşme neticesinde uyuşturucu madde satışı yapılacağı değerlendirilmesi üzerine kolluk görevlilerince beklenilmeye başlanıldığı, sanık … ile …’ın birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü, …’ın, sanık …’ın gitmesi ile birlikte bir kimse ile görüşmeden taksiye bindiği, kolluk görevlilerince aracın durdurulması üzerine …’ın üzerinde bulunan kendi rızası ile teslim ettiği metamfetamin maddesinin ele geçirildiği, …’ın soruşturma aşamasındaki beyanı, fotoğraf teşhis tutanağı sanığı teşhis ettiği, yakalama sonrası …’ın yeniden sanık …’ı aradığı, konuşma içerikleri ile takip tarassut
tutanaklarının uyumlu olduğu, sanığın savunmasında tevilli ikrarda bulunduğu anlaşıldığından sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık …’ın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok defa gerçekleştirdiği anlaşıldığında sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulandığı,

Sanık …’ün, eşi … ve oğulları …’ın elde edilen bilgilere göre yakın zamanda çevre illerden temin ettikleri yüklü miktarda uyuşturucu maddeyi getirerek evde ve bina bodrumunda bulunan ikamete ait depoda sakladıkları yönünde bilgi üzerine yapılan arama neticesinde mikro dalga fırın içerinde hassas terazi, metal kase içerisinde ve sanık … …’ın üzerinde 3 parça metemfetamin maddesinin ele geçirildiği, …, …’ün, …’te temin ettiklerinin anlaşıldığı, sanıklar …, … ve … …’ın iştirak halinde üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk …’ün aynı evde yaşadıkları, buzdolabında ele geçirilen maddelerden haberinin olmadığına ilişkin savunmalarına ve yine fırında ele geçirilen hassas teraziyi sanık …’ın çöpte bulduklarına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. (Zira ssç … devam eden olaylarda da uyuşturucu madde ticaretini yaptığı anlaşılmış, ailece geçimlerini uyuşturucu maddeden sağladıkları anlaşılmış ve aşağıda ayrıntılı şekilde sabit görülen olaylar anlatılmıştır)

Sanıklar …, … ve … …’ın birlikte aile olarak uyuşturucu ticaretini iştirak halinde gerçekleştirdikleri, geçimlerini bu işten sağladıkları anlaşılmakla sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmıştır.

04.03.2019 tarihinde hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararı bulunan sanık … ile diğer sanık …’ın irtibata geçerek şifreli olarak başkasına vermek amacıyla uyuşturucu madde istediği, sanık …’ın da … lakaplı …’ı arayarak …’ın dükkanına uyuşturucuları götürmesi için yönlendirdiği, …’ın dükkanında …’in uyuşturucuları tanık …’e verdiği, tanıkların bulunduğu aracın durdurulduğu, …’in avucunun içerisinde iki adet katlanmış kağıt ve bir adet katlanmış vaziyette fişek halinde folyoya sarılı metamfetamin maddelerin ele geçirildiği,

Sanık …’ın işyerinin umuma açık bir yer olduğu, uyuşturucu madde verdiği yerin Hayırseverle Camiine 46.6 metre mesafede olduğunun keşif ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği,

Sanık … ve …’in iştirak halinde üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. Sanık …’ın da yardım eden olarak üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Sanıklar …, … ve …’ …’nın birlikte hareket ederek belirtilen adreste yüklü miktarda uyuşturcu madde bulundurdukları ve ikametin günlük kiralık daire olarak kiralandığı ve … Plakalı aracı kullandıkları ve uyuşturucu maddeyi bu araçla dağıttıkları duyumlarının alınması üzerine, duyumda belirtilen aracın durdurulduğu ve içerisinde sanık …’nın yakalandığı, çelişkili beyanlar ve tedirgin hareketler sergilemesi üzerine söz konusu ikamette yapılan aramada salon kısmında bulunan sehpanın çekmecesinin içerisinde beyaz renkli poşet içerisinde iki adet beyaz poşet içerisinde metamfetamin maddesi, hassas terazi ve boş alüminyum folyolar ele geçirildiği, hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararı bulunan sanık … ile … arasında yapılan görüşmede sanık …’ın diğer sanık …’ı arayıp sizin evin ordayım deyip, orospu çocukları diyerek polislerden bahsettiği, uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, evin anahtarının polisler tarafından yakalanan sanık …’da olduğunu, polislerin kendisini sanık …’nın yanına yaklaştırmadığını ve evin anahtarını alamadığını söylediği, sanık …’ın da anahtarı sanık …’dan bir şekilde alarak evde çıkartarak tarlaya saklamasını istediği,

Söz konusu uyuşturucu maddeleri sanık …’ın bahsettiği şekilde üç sanık birlikte iştirak halinde aldıkları, sanıkların birbirini suçlayıcı beyanlarına itibar edilmediği, sanıkların birlikte hareket ederek kullanım sınırlarının üzerinde metamfetamin maddesi, hassas terazi ve alüminyum folyaların ele geçirilmesiyle sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerinden 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmıştır. …’ın değişik zamanlarda birden fazla defa gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.

09.03.2019 tarihinde hakkında iletişimin dinlenmesi ve tespiti kararı bulunan sanık …’un, tanık … ile görüşmenin olduğunun tespit edildiği, önleme arama kararına istinaden yapılan aramada kabarıklık olduğunun görülmesi üzerine şahsa kabarıklığının ne olduğu sorulduğu, tanık …’ın “abi bunlar benim içimliğim olan uyuşturucu maddesi kristaldir” dediği, 2 adet folyo kağıdına sarılı vaziyette olan uyuşturucu maddeleri görevlilere rızası dahilinde teslim ettiği, tape kayıtlarında iki sigara istediği ve tanık … yakalandığında üzerinde iki fişek metamfetamin ele geçirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Sanığın eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok defa gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.

31.03.2019 tarihinde hakkında iletişim tespiti ve dinlenilmesi kararı uygulanan sanık … ile tanık … … arasında geçen görüşme sonrasında …’ün beklediği kolluk görevlilerince görüldüğü, … …’ın eşofmanın sağ cebinden çıkardığı maddeyi tanık …’e verdiği, sonrasında ayrıldıkları, …’in sevk ve idaresi altındaki motosikletin durdurularak yapılan kaba üst aramasında sol dış cebinde kabarıklık olduğu anlaşılması üzerine şahsa cebinde ne olduğunun sorulduğunda abi sigara var paketin içerisinde de kendi içmeliğim olan kristal uyuşturucu maddesi var, sadece içerim ama satmam kendi rızam ile teslim ediyorum demesi üzerine … sigara paketinin içerisinde alüminyum folyoya sarılı olan metamfetamin maddesinin ele geçirildiği, takip tarassut sonucu tanık …’in hemen yakalandığı ve üzerinde karton sigara değil uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, tanık …’in savcılık beyanında uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına ve sanığın oğlu … aracılığıyla gönderdiğine ilişkin beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanık … ve …’in üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. Sanıklar aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok defa gerçekleştirdikleri anlaşıldığından zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.

11.03.2019 tarihinde hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararı bulunan sanık …’in … ile arasında geçen görüşme üzerine, kolluk görevlilerinin görüşmede geçen yerde bekledikleri, sanık …’in bulunduğu araca …’in bindiği, bir süre sonra da araçtan inerek araçtan uzaklaştığı, …’in kolluk görevlilerince yapılan üst aramasında montunun cebinde bir adet folyo kağıdına sarılı metamfetamin maddesinin ele geçirildiği, takip tarassut tutanağında suça sürüklenen çocuk …’in taksi ile gelerek tanık …’yı aldığı ve buluşma sonrasında tanık …’nın üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçtiği, tape kayıtlarında uyuşturucu maddeye ilişkin konuşmaların bulunduğu, hatta yakalama sonrasında tanık …’nın …’i arayıp haber verdiği, …’in tanık …’yı tanımadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmediği, suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarda bulunarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

18.03.2019 tarihinde hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararı bulunan hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kesinleşen dosya sanığı … ile sanık … arasında görüşme olduğu, sürücülüğü sanık …’ın yaptığı ön yolcu kısmında …’ün bulunduğu araçta ve şahısların üzerinde yapılan aramada …’ın iç çamaşırının içerisinde suça konu

metamfetamin maddesi olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği, ele geçen maddenin kişisel kullanım sınırı üzerinde olduğu, sanık …’in diğer sanık … ile iştirak halinde üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

Sanık …’in aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok defa gerçekleştirdiği anlaşıldığından zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.

Sanıklar ,,,,,…, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar başlığında sanıklar …,…,…, yönünden suç tarihleri ayrımı yapılmaksızın yazılması ve somut olaylarda sanıklar Rıdvan ve …’ın eylemlerinin her birinin 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinde öngörülen fail konumunda olduğu dikkate alınmadan, haklarında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uygulanması hususundaki eleştiriler dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde, sanık yönünden suç tarihi ayrımı yapılmaksızın yazılması hususu eleştirilip, şartları oluşmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının çıkartılması suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık … … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince hükümde, sanık yönünden suç ayrımı yapılmaksızın yazılması hususu eleştirilip, sanık hakkında tayin olunan cezada hem 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi hem de beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE

A. Sanık … … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/1919 Esas, 2021/2121 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 02.03.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 13 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ile 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.

C. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulamasına konu olan eylemin 16.04.2019 tarihli olay olduğu, bu eylemden dolayı sanık … hakkında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince beraat kararı verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurusunun bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adli Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne esas almadığı eylemden dolayı 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yapılan artırım maddesinin çıkartılmak suretiyle hükmün düzeltilmesi şeklindeki kararının maddi olayı ilk derece mahkemesinin tespit ve kabulü gibi değerlendirmek sureti ile delil takdiri yapmaksızın farklı hukuki nitelendirme ile kararını oluşturmuş olduğu bu nedenle duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün görüldüğü anlaşılmakla; Tebliğnamenin bozma isteyen görüşüne iştirak olunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin tayin ve tespitine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

D. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, kararların hukuka uygun olduğuna, delillerin tespit ve tayine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar müdafileri ile sanık …’un temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

E. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin tespit ve tayine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

F. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, delillerin tespit ve tayine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, mahkemenin gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

G. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin tespit ve tayine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri
yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

H. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, delillerin tespit ve tayine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

I. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

İlk Derece Mahkemesi yapılan yargılama neticesinde; 19.02.2021 tarihli celse de sanık …’in yokluğunda, müdafisinin huzurunda karar verildiği, 7 günlük kanuni istinaf süresi geçtikten sonra sanık müdafiinin 23 Mart 2023 e-imzalı dilekçesi ile karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf isteminin sanık müdafiinin süresinden sonra istinaf etmesi nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 279 uncı maddesinin birinci fıkrası (b) bendi uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın sanık yönünden esastan incelenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Sanık … … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz isteğini öne sürdükten sonra, sanığın 02.03.2023 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle; sanık ve müdafiinin yokluklarında verilen ve 17.10.2021 tarihinde sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra 09.11.2021
tarihinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, ayrıca sanığa tebligat yapılmadığı anlaşıldığında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarih, 2019/16 – 573 Esas ve 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere hükmün, “kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yoluna başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hale getirme imkanı olan” sanığa 7201 sayılı Kanun’un 11 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilip tebligat mazbatası ve/veya tebliğ-tebellüğ belgesi ile temyiz dilekçesi sunması halinde, dilekçesi de eklenmek suretiyle ve temyiz sitemi hakkında görüş bildiren ek tebliğname de düzenlenip gönderilmek üzere; dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

C. Sanıklar ….,…,… Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde (C), (D), (E), (F), (G) ve (H) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07/10/2021 tarihli ve 2021/1919 Esas, 2021/2121 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanıklar … ve … müdafileri ile sanık …, sanık … müdafileri, sanık … müdafii, sanık … ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar…..,… hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

D. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (I) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07/10/2021 tarihli ve 2021/1919 Esas, 2021/2121 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının;

Sanıklar ….. ve ….. yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere,

Diğer sanıklar …,…,…,…, ve …. yönünden kararın kesinleştirme işlemlerinin yapılması ve bilgi edinilmesi için kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.