Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/855 E. 2023/5103 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/855
KARAR NO : 2023/5103
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2- … 58. Asliye Ceza Mahkemesi
3- … 12. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1- 2015/280 E., 2017/304 K.
2- 2019/228 E., 2020/15 K.
3- 2020/125 E., 2020/855 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU
KARARLAR : 1- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2- Düşme
3- Düşme

… 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/280 Esas, 2017/304 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 05.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 27.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/125 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 19.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2021 tarihli ve 2021/2234 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve KYB-2021/145624 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2022 tarihli ve KYB-2021/145624 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, şüpheli hakkında İstanbul

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 17.07.2014 tarihinde mernis adresine tebliğ edilmiş ise de, karara ilişkin kanun yolunun gösterilmeden verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, başvurulacak kanun yolu gösterilmeden verilen karar kapsamında kamu davasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi 5 yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu haliyle sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiğinin gözetilmeden, … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli kararı ile mahkumiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında, … 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararları ile düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 03.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2014 tarihli ve 2014/99980 soruşturma, 2014/34 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 17.07.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilerek tedbirin infazı için 22.01.2015 tarihinde infazı için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
Şüphelinin, henüz infaz işlemleri başlamadan 29.11.2014 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli ve 2014/99980 Soruşturma, 2015/22489 Esas, 2015/19142 sayılı iddianamesi ile … 70. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

… 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/280 Esas, 2017/304 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 05.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında 20.09.2018 ve 29.09.2018 tarihlerinde işlediği aynı nitelikteki suçları nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2019 tarihli ve 2019/40399 Soruşturma, 2019/16588 Esas, 2019/13499 sayılı iddianamesi ile … 58. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
Sanık hakkında, 08.10.2018 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2019 tarihli ve 2019/90542 Soruşturma, 2019/34027 Esas, 2019/27560 sayılı iddianamesi ile birleştirme talepli açılan kamu davasının, … 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2019 tarihli ve 2019/465 Esas, 2019/474 Karar sayılı birleştirme kararı ile aynı mahkemenin 2019/228 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
… 58.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile; 20.09.2018, 29.09.2018 ve 08.10.2018 tarihli eylemler yönünden hakkında “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması” kararı verilmeyen sanık yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın 27.01.2020 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Sanık hakkında, 31.08.2019 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2020 tarihli ve 2019/205517 Soruşturma, 2020/3044 Esas, 2020/2415 sayılı iddianamesi ile … 12. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
Sanık hakkında, 04.08.2019 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2020 tarihli ve 2019/204018 Soruşturma, 2020/6089 Esas, 2020/4769 sayılı iddianamesi ile … 12. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan açılan kamu

davasının, … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve 2020/198 Esas, 2020/197 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın aynı mahkemenin 2020/125 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
… 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/125 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararı ile, 04.08.2019 ve 31.08.2019 tarihli eylemler yönünden hakkında “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması” kararı verilmeyen sanık yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verildiği, kararın 19.11.2020 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/280 Esas, 2017/304 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle tedbirin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen 29.11.2014 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan kovuşturma şartının gerçekleşmediği, ayrıca,
7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın
bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23 üncü maddelerinin birinci ve sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu, itiraz kanun yolu gösterilmeden usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle de kesinleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince açılan kamu davası hakkında, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

… 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması karşısında, karar tarihi itibariyle, sanık hakkında daha önceden 03.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2014 tarihli kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 29.11.2014 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.01.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik

tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, itiraz yolu gösterilmediğinden usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli kararına karşı kanuna aykırılık ihbarında bulunulması gerektiği gözetilmeden “düşme” kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen “kamu davasının düşmesi” kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
… 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/125 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması karşısında, karar tarihi itibariyle, sanık hakkında daha önceden 03.05.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2014 tarihli kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 29.11.2014 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 05.01.2018 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece, “kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, itiraz yolu gösterilmediğinden usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli kararına karşı kanuna aykırılık ihbarında bulunulması gerektiği gözetilmeden “düşme” kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen “kamu davasının düşmesi” kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2015/280 Esas, 2017/304 Karar

sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
3. … 58. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2020 tarihli ve 2019/228 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
4. … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/125 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.