Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8581 E. 2023/829 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8581
KARAR NO : 2023/829
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanığın dilekçesinde ise temyiz sebebi bulunmadığı, sanık müdafiinin 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, ancak sanığın dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesi sebebiyle

reddinin gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle sanık müdafiinin temyiz dilekçesine hasren inceleme yapılarak, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/32 Esas, 2020/61 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarih ve 2020/1507 Esas, 2020/2667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, resen de istinafa tabi olan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2021 tarihli ve 2020/21515 Esas, 2021/10721 Karar sayılı kararı ile

”Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28/04/2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın 08.02.2017 tarihinde gizli soruşturmacılara kokain sattığı, aynı gün diğer sanık …’in gizli soruşturmacıya TCK’nın 188/4-b bendi kapsamında kalan yerde daha ağır sonuç doğurmayacak biçimde uyuşturucu madde satması eylemine iştirak ettiği, 14.02.2017 tarihinde ise hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık …’ın gizli soruşturmacıya 188/3 kapsamında mdma etken maddeli hap satışına iştirak ettiği, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi halinde gerçek anlamda bir “alım-satım” söz konusu olmadığı, sanığın cezası belirlenirken ağır sonuç doğuracak bir eylemin belirlenip sonuç cezanın buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasının TCK’nın 188/4 a-b maddeleri birlikte uygulanmak suretiyle temel hapis ve adli para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenerek sanık hakkında fazla ceza tayini” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

D. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2021/274 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararı

ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının “a” bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Bozmaya uyulup, gizli soruşturmacı tutanakları ile sanığın ikrarı nazara alınarak, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İlk Derece Mahkemesinin, suçun subutuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin de hukuka uygun yöntemlerle toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, bozmaya uyularak verilen hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2021/274 Esas, 2022/34 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.