YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8812
KARAR NO : 2023/4845
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/155 E., 2020/636 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafileri, sanık … müdafii
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.06.2018 tarihli ve 2018/284 Esas, 2018/276 Karar sayılı kararı ile … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/274 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/274 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/274 Esas, 2018/521 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27/03/2020 tarihli ve 2019/155 Esas, 2020/636 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; “Bölge Adliye Mahkemesi’nin, duruşma açmaksızın 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği ve İlk Derece Mahkemesinin belirlediği hapis cezası miktarlarını değiştiren durumlarda düzeltilerek esastan red kararı verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 er aylık taksitler halinde 24 eşit taksitle sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısında sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın beyanının aksini ispat edecek her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
3. Atılı suçun maddi ve manevi unsurları oluşmadığına,
4. Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının yasal kullanım sınırında kaldığına,
5. Ele geçiriliş biçimi itibariyle kullanmak amacıyla satın aldığının açık olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve esas açısından hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğinin tüm delillerle sabit olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapan şahıslara yönelik yapılan çalışmalarda … ile …’in ortak hareket ederek uyuşturucu madde bulundurdukları, polis yakaladığında içiciyiz diyerek kendilerini içici olarak göstermek için üzerlerine az miktarda uyuşturucu madde alarak sattıkları yönünde istihbari bilgi alındığı, İstihbari bilgide belirtilen adrese gidildiğinde kapıyı sanık …’in açtığı,
yapılan aramada yatak odasındaki dolabın en üst rafındaki elektrikli ısıtıcısının vidaları sökülmek suretiyle kontrol edildiğinde iki poşet içerisinde suça konu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanık …’un ek savunmasında yakalandığı gün polisler gelmeden önce …’in evine gelip kendisine “bu sende kalsın yarın alacağım” diyerek bir elektrikli soba verdiğini, kendisinin sobanın içinde ne olduğunu bilmediğini, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, uyuşturucu madde kullanmadığını ve satmadığını beyan ettiği, sanık … da savunmasında içmek amacıyla 1.800,00 TL karşılığında aldığını, …’e evinin dar olduğu bahanesiyle 1 günlük kendisinde kalması ricasıyla verdiğini, …’un ısıtıcının içinde uyuşturucu madde olduğundan haberinin olmadığını, ele geçirilen uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla değil, kullanmak amacıyla satın aldığını beyan ettiği, sanıkların yakalanış şekli, alınan istihbari bilgi ve bu bilgi ile uyumlu ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, uyuşturucuların elektirikli soba içerisinde gizlenmiş olması ve çok sayıda ve paketli olması, ev arama tutanağı, ön inceleme raporu ve tartı tutanağı, kriminal uzmanlık raporu, olay tespit yakalama ve el koyma tutanağı, istihbari bilgi alma tutanağı, sanıklar ile husumeti bulunmayan tutanak mümzi polis memurlarının beyanı ve sanıkların olayın oluş şekline ilişkin savunmalarının tutanak içerikleriyle ve tanık anlatımıyla çelişmesi karşısında sanıkların kendilerini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık …’in atılı suçtan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı aşamada, evinde bulunan esrar maddesini bu sanığın (sanık …’nın) soba içerisinde getirdiğini söylemek suretiyle, adı geçen sanığın suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet eden sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hakkında soyut ihbar ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma imkanı bulunan diğer sanık …’un soyut beyanları dışında atılı suçtan mahkûmiyetine yeter derecede delil bulunmayan sanık …’nın suça konu esrar maddelerini sanık …’a kendisinin verdiğini söylemek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiği nazara alınmaksızın, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılmaması, suça konu uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verilirken, dayanak kanun maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi, emanet numarasının ise hatalı gösterilmesi nedenleriyle hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddedebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında duruşma açılmadan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … Hakkındaki Hükümlerin İncelenmesinde;
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına” yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
2. İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık … Hakkındaki Hükümlerin İncelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına” yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
2. İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık … müdafii ile sanık … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.03.2020 tarihli ve 2019/155 Esas, 2020/636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin,
1. Hüküm fıkrasının, sanıklara verilen adli para cezalarının taksitlendirilmelerine ilişkin kısmında “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler gözetilerek sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZİSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.
Yazı İşleri Müd. Y.