Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8874 E. 2023/2643 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8874
KARAR NO : 2023/2643
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
KARARLAR : Mahkûmiyet

Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/130 Esas, 2021/293 Karar sayılı ve Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/129 Esas, 2021/2932 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 15.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2021/23918 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/8874 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/8874 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 08.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli ve 2018/131 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine dair Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/129 esas, 2021/292 sayılı kararının verildiği, anılan kararın 15/07/2021 tarihinde kesinleştiği,
Anılan karar kesinleşmeden evvel sanığın yine inceleme konusu aynı neviden suçu 09.08.2017 tarihinde işlediği, bu suça ilişkin Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2018 tarihli ve 2018/252 esas sayılı iddianamesinin tanzim edilmesi üzerine, yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine dair Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/130 esas, 2021/293 sayılı kararının verildiği, anılan kararın 15.07.2021 tarihinde kesinleştiği, bu halde sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli ve 2018/131 esas sayılı iddianamesinden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, sanık hakkında tek bir kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 09.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2018 tarihli ve 2018/230 Soruşturma, 2018/252 Esas, 2018/247 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2018/317 Esas, 2019/74 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26.02.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın denetim süresi içerisinde 17.10.2020 tarihinde kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/130 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 15.07.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
B. Şüpheli hakkında, 08.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2018 tarihli ve 2018/259 Soruşturma, 2018/131 Esas, 2018/127 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ve 2018/179 Esas, 2018/377 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 16.11.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın denetim süresi içerisinde 17.10.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/129 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 15.07.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/130 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararına konu dosyada suç tarihinin 09.08.2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.10.2018 olduğu,

Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/129 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararına konu dosyada suç tarihinin 08.03.2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 17.05.2018 olduğu,
Her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlendiği 17.05.2018 tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı nitelikte olduğu dikkate alınarak, eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi ve sanık hakkında tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle cezanın artırılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.
Ancak;
Pamukova Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2018 tarihli ve 17.05.2018 tarihli iddianameleri ile açılan her iki kamu davasının da 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açıldığı, sanığın daha önce 09.05.2017 tarihinde işlediği aynı nev’iden suç nedeniyle Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2017 tarihli ve 2017/82549 soruşturma, 2017/41 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresinin “7 gün” olarak gösterildiği, 19.12.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2018 tarihli ve 2017/2549 Soruşturma, 2018/292 Esas, 2018/287 sayılı iddianamesi ile Akyazı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Akyazı Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2018/524 Esas, 2018/854 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine de, Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/789 Esas, 2019/1119 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklandığı, kararın 15.11.2019 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda itiraz yoluna başvuru süresinin “15 gün” yerine “7 gün” olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı
Kanun’un 191 inci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlal niteliğindeki suçun erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, açıklanan nedenle Akyazı Asliye Ceza Mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu, dolayısıyla Pamukova Asliye Ceza Mahkemesine açılan davalarda da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından;
Pamukova Asliye Ceza Mahkemesince 2021/129 Esas ve 2021/130 Esas sayılı her iki davanın birleştirilmesinden sonra, 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma” kararı verilmesi ve Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/789 Esas, 2019/1119 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için Akyazı Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunularak sürecin takip edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/130 Esas, 2021/293 Karar sayılı kararı ile Pamukova Asliye Ceza Mahkemesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/129 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.