Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8896 E. 2023/2905 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8896
KARAR NO : 2023/2905
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı

Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/443 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçmeksizin 26.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.04.2022 tarihli ve 2021/13664 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/55994 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/55994 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

” Suçun işlendiği 04.02.2014 tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde de yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ile aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenlemenin yer alması ve sanığın dosyada yer alan adli sicil kaydına göre, uyuşturucu madde kullanmak suçundan daha önce hakkında denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğinin zorunlu olduğu gözetilmeden, suç tarihi itibariyle sanığın daha lehine olduğundan bahisle 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hali ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Sanık hakkında, 04.02.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Dinar Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2014 tarihli ve 2014/226 Soruşturma, 2014/196 Esas, 2014/79 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

B. Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/443 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği,
kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin 26.03.2015 tarihinde kesinleştirildiği,

Anlaşılmıştır.

C. İncelemeye konu suçun işlendiği 04.02.2014 tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde de yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ile aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanığın adli sicil kaydına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan daha önce hakkında denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğinin zorunlu olduğu gözetilmeden, 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hali ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D. Ayrıca, sanığın, sabıkasında yer alan ve tekerrüre esas alınan Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/16 Esas, 2008/63 Karar sayılı kararına konu suçu işlediği tarihte 18 yaşından küçük olduğu, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” hükmü gereğince fail; tekerrüre esas alınacak hükme konu suçu onsekiz yaşından önce işlemiş ise tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihi itibariyle tekerrüre esas alınabilecek herhangi bir mahkûmiyet kararı olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması da kanuna aykırıdır.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/443 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN
YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.