Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8903 E. 2023/2910 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8903
KARAR NO : 2023/2910
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞN

… 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/243 Esas, 2018/1294 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 10.01.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.03.2023 tarihli ve 2021/19891 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/43554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.05.2022 tarihli ve KYB-2022/43554 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın daha önceki 31.05..2017 tarihli eylemi sebebiyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2017 tarihli ve 2017/75198 Soruşturma, 2017/3162 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan 01.08.2017 tarihli eylemin anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un dördüncü fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğunun kabulü ile 01.08.2017 tarihli eyleme ilişkin mahkûmiyet kararı verilemez ise de, bu dosya ile birleştirilen 15.11.2017 tarihli eylemin 30.10.2017 tarihli iddianameden sonra işlenmiş olduğundan, sadece bu eylem nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde teselsül hükümlerinin uygulanmasında isabet görülmemiştir. “
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 01.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2018 tarihli ve 2017/91604 Soruşturma, 2018/10125 Esas, 2018/7947 sayılı iddianamesi ile … 18. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
Yine sanık hakkında, 15.11.2017 tarihinde işlediği aynı nev’iden suç nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2018 tarihli ve 2018/28759 Soruşturma, 2018/10216 Esas, 2018/8023 sayılı iddianamesi ile … 32. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, … 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/327 Esas, 2018/374 Karar sayılı kararı ile davanın … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/243 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
… 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/243 Esas, 2018/1294 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği,
B. Dosya arasında bulunan … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/994 Esas ve 2018/94 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Şüphelinin 31.05.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2017 tarihli ve 2017/75198 Soruşturma, 2017/3162 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheliye 24.07.2017 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği,
2. Şüphelinin 08.06.2017 ve 02.07.2017 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine başlatılan soruşturma dosyalarının da birleştirildiği,
3. Şüphelinin 09.09.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararı kaldırılarak, … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2017 tarihli ve 2017/75198 Soruşturma, 2017/39631 Esas, 2017/29581 sayılı iddianamesi ile … 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4. Yine sanığın 06.08.2017 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2017 tarihli ve 2017/112422 Soruşturma, 2017/40092 Esas, 2017/29929 sayılı iddianamesi ile … 10. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açılıdığı, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2017 tarihli ve 2017/1063 Esas, 2017/828 Karar sayılı kararı ile davanın aynı mahkemenin 2017/994 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
5. Sanığın bu kez 08.08.2017 tarihinde işlediği aynı nev’iden suç nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli ve 2017/117188 Soruşturma, 2017/42990 Esas, 2017/32144 sayılı iddianamesi ile … 10. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2017 tarihli ve 2017/1109 Esas, 2017/872 Karar sayılı kararı ile davanın aynı mahkemenin 2017/994 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
6. Sanığın 11.08.2017 tarihinde yine uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine başlatılan soruşturmada, … Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2018 tarihli ve 2017/85730 Soruşturma, 2018/1263 Esas, 2018/965 sayılı iddianamesi ile … 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı ile davanın aynı mahkemenin 2017/994 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
7. Sanığın 14.09.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2017 tarihli ve 2017/120491 Soruşturma, 2017/44087 Esas, 2017/33030 sayılı iddianamesi ile … 10. Asliye Ceza Mahkemesine birleştirme talepli kamu davası açıldığı,
… 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2017 tarihli ve 2017/1108 Esas, 2017/871 Karar sayılı kararı ile davanın aynı mahkemenin 2017/994 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği,
8. Yapılan yargılama sonucunda; … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2017/994 Esas, 2018/94 Karar sayılı kararı ile 30.10.2017 tarihli iddianame ile açılan davada 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 09.11.2017, 24.11.2017, 20.11.2017 ve 09.01.2018 tarihli iddianame ile açılan davalarda, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu kararın, … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2018/1243 Esas, 2019/662 Karar saylı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16.07.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararı kesinleşmediğinden, mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, … Bölge Adliye Mahkemesi
17. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2018/1243 Esas, 2019/662 Karar saylı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, … 10. Asliye Ceza Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu durumda incelemeye konu … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği cihetle, anılan karar aleyhine istinaf incelemesinden geçtiğinden kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararına karşı, 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesi kapsamında itiraz kanun yoluna başvurulabileceği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenle, yukarıda belirlenen kanuna aykırılığın giderilebilmesi ancak … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kesin kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesinde düzenlenen itiraz yoluyla mümkündür.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi  5271 sayılı Kanunu’nun 308/A maddesinde düzenlenmiş olup;
“Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (Değişik cümleler:17/10/2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler:17/10/2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar.” şeklindeki düzenleme gereğince,
Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2018/1243 Esas, 2019/662 Karar saylı kararına karşı sanık lehine itiraz yoluna gidilerek verilecek kararın beklenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2018/1243 Esas, 2019/662 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesi gereğince sanık lehine itiraz yoluna gidilmesi için … 18. Asliye Ceza Mahkemesince, … Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına,
3. … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli ve 2018/243 Esas, 2018/1294 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.