Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/8906 E. 2023/3206 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8906
KARAR NO : 2023/3206
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı

… Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/28 Esas, 2020/111 Karar sayılı, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.03.2022 tarihli ve 2021/24971 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49455 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49455 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkında anılan Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 25.06.2020 tarihli kısa kararda, kamu davasının durmasına karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın gerekçe kısmında durma kararı verilip hüküm kısmında sanığın anılan Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 25.02.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2015 tarihli ve 2015/62 soruşturma, 2015/4 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tedbirin infazı için 12.03.2015 tarihinde …Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 15.09.2017 ve 25.10.2018 tarihlerinde yeniden aynı nev’iden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2019 tarihli ve 2019/188 Soruşturma, 2019/136 Esas, 2019/136 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. … Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/158 Esas, 2019/360 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası
ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 07.01.2020 tarihli ve 2019/365 Esas, 2020/10 sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, infaza başlanamayacağı gibi denetim süresinin de başlamayacağı, durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. Bozmadan sonra … Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/28 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararı ile, kısa kararda “kamu davasının durmasına” karar verildiği, gerekçeli kararda ise, gerekçe kısmında “kamu davasının durmasına” karar verildiği yazıldığı halde hüküm kısmında sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/28 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.