Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/9029 E. 2023/4543 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9029
KARAR NO : 2023/4543
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2594 E., 2020/1018 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet (İlk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.10.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 14.09.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. … 2. Çocuk Mahkemesinin 04.07.2019 tarihli ve 2018/642 Esas, 2019/389 Karar sayılı kararı ile sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini 22.11.2016 ile 22.11.2017 tarihleri arasında ikmalen tamamladığı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini yerine getirdiğinden bahisle, isnat olunan eylem nedeni ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
D. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/2594 Esas, 2020/1018 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
1. Suçsuz olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3. Sabıka kaydı bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, cezanın teciline ya da adli para cezasına çevrilmesine karar verilmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuk … hakkında 07.10.2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak amacıyla uyuşturucu madde temin edip bulundurma suçundan soruşturma başlatılıp 14.10.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertlenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 24.11.2017 tarihli yazısı ile suça sürüklenen çocuk hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanarak infazen kapatılmış olduğu buna göre dava açma koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini 22.11.2016 ile 22.11.2017 tarihleri arasında ikmalen tamamladığı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini yerine getirdiğinden bahisle, isnat olunan eylem nedeni ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, 07.10.2016 günü … 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.09.2016 tarih ve 2016/3221 D. iş sayılı önleme arama kararı doğrultusunda saat 16.00 sıralarında …Sokak üzerinde durumundan şüphe edilen … .. plakalı motosikletli şahsın kolluk görevlilerince durdurulduğu, tanıtma kartı gösterilip kimlik kontrolü yapıldıktan sonra suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda suça sürüklenen çocuğun pantolon sol ön cebinden kağıda sarılı ekspertiz raporuna göre net 0,2 gram esrar maddesini rızası ile teslim ettiği, 14.10.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, bu kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edildiği, denetimli serbestlik dosyası içeriğine göre kararın infaz edildiği ve dosyanın 22.11.2017 tarihinde infazen kapatıldığı, ancak suça sürüklenen çocuğun 14.09.2018 günü saat 23.53 sıralarında Yeşildere Mahallesi 2830 Sokak üzerinde şüphe üzerine durdurularak üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sol elinde bulunan bir adet katlanmış kağıt içindeki ekspertiz raporuna göre, net 0,4 gram esrar maddesini rızası ile görevlilere teslim ettiği, dosya içindeki delillere göre maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği, yerel mahkemece suça sürüklenen çocuğun 14.10.2016 tarihinde verilen kamu

davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik kararının gereklerini yerine getirdiğinden bahisle ceza verilmesine yer olmadığına dair karar vermiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde uyuşturucu madde kullandığı ya da bulundurduğu iddia edilen kişinin beş yıl süre ile yeniden uyuşturucu kullanmamak ve asgari bir yıl süre ile öngörülen tedavi ve denetime uymakla yükümlendirileceğinin öngörüldüğü, başka bir ifadeyle kişiye iki ayrı yükümlülük getirildiği, buna göre, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen kişinin asgari bir yıl süre ile tedavi ve denetime uyacak, bundan başka toplam 5 yıllık süre içinde yeniden uyuşturucu madde kullanma ya da bulundurma eylemi gerçekleştirmeyeceği, sadece bir yıllık tedavi ve denetime uyan kişinin bundan sonraki ve fakat 5 yıl dolmadan yeniden uyuşturucu madde kullanması ya da bulundurması durumunda atılı suçun unsurlarının gerçekleşmiş olacağı, yerel mahkeme bir yıllık tedavi ve denetim sürecinin olumlu tamamlanmasını yeterli gördüğü ve fakat toplam beş yıllık süre içinde suça sürüklenen çocuğun yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu olgusunu gözden kaçırmak suretiyle ceza verilmesine yer olmadığına yönelik karar verdiği için Cumhuriyet savcısının aleyhe istinafının da nazara alındığı, adli sicil ve UYAP suç kaydı bilgilerine göre bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi, sanığın 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/2594 Esas, 2020/1018 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.