Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/9594 E. 2023/4045 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9594
KARAR NO : 2023/4045
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLÜ : …
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı

… 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 19.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.04.2022 tarihli ve 2022/2294 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/67429 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/67429 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 tarihli kararı ile denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli kararı ile 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre değil 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde genel hükümler çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği, ancak mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yok sayılamayacağı ve bu hukuka aykırılığın sanık lehine olması gerektiği, bu haliyle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı neviden olması gerekeceği, sanığın denetim süresi içerisinde 02.02.2019 tarihinde aynı neviden olmayan kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 17.08.2008 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2008 tarihli ve 2008/47060 Soruşturma, 2008/14480 Esas, 2008/5264 sayılı iddianamesi ile … 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
B. … 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 tarihli ve 2008/1814 Esas, 2009/97 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.02.2009 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, tedbirin infazı için 23.03.2009 tarihinde … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, anlaşılmıştır.
C. … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine infaz dosyasının kapatılmasını takiben, … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/1071 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 08.09.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.02.2019 tarihinde işlediği kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine; … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
E. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddede yer alan düzenleme;
1. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur.
2. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
3. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde tanımlanan
suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olup da bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur şeklinde olup, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ile 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararları, gerek uygulanma şartları, gerekse yaptırımlar ve doğuracağı hukuki sonuçlar bakımından birbirinden farklı niteliktedir.
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi düzenlemesine göre; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması hâlinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurmaktadır. Kanun koyucu, kişi hakkında kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde kişilerin işledikleri birtakım suçlardan dolayı adli yönden lekelenmemeleri için bir fırsat tanımak istemiştir. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası; “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir” hükmünü taşımaktadır. Buna göre, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya mahkemece kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemesi/getirememesi hâlinde hüküm açıklanacaktır. Denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olunması durumunda hüküm açıklanabilmesi için bu ikinci suçun denetim süresi içerisinde işlenmesi ve kasıtlı bir suç olması yeterlidir.
5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde ise; kanuni zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarında ise; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenleme karşısında, hükmün açıklanabilmesi için, denetim süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev’iden olması gerekmekte olup, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev’iden olmayan kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyecektir.

Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” ilkesidir. Bu ilkeye göre, kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de, yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. “Hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri hukuk devletinin unsurlarındandır. Bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarını insan hayatına egemen kılmak için, bireylerin hukuka olan inançları ve güvenleri korunmalıdır.
Somut olayda, … (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki koşullar gerçekleşmediğinden 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasına göre değil 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde bu kanun hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden geçici 7 nci maddeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı ise de; sanığın, hukuki yaptırımlar ve sonuçlar konusunda yanıltılmış olduğu, ceza hukuku prensiplerinden olan “yaptırım ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe ya da ağırlaştıramama kuralı” gereğince, mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı anlaşılmakla,
Sanık hakkında … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2014/1071 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için, bu durumda uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında; a. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği, hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da
kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev’iden olması gerekeceği, sanığın denetim süresi içerisinde 02.02.2019 tarihinde işlediği aynı nev’iden olmayan “kasten yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet” suçu nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/325 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.