YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9598
KARAR NO : 2023/4316
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Adli sicil kaydının silinmesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
… 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2008/253 Esas, 2008/495 Karar sayılı ek kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın adli sicil kaydından silinmesine karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin 29.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.04.2022 tarihli ve 2021/21874 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/59042 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/59042 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” 1-Uyuşturucu madde kullanmak suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarının adli sicilde kaydı tutulan kararlar olmadığı nazara alındığında, sanığa ait adli sicil kaydında yer almayan Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/523 Esas, 2008/495 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının silinmesine karar verilmesinde,
2-Karar tarihinden önce 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2 nci maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12 nci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği ve anılan Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı nazara alındığında, 11.04.2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında 17.12.2007 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2008 tarihli ve 2007/7737 Soruşturma, 2008/719 Esas, 2008/482 sayılı iddianamesi ile Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
B. Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/7253 Esas, 2008/495 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verildiği, kararın 23.12.2008
tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşerek infaza gönderildiği anlaşılmıştır.
C. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2011 tarihli ve 2011/3 Esas, 2011/292 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.10.2014 tarihli ve 2012/16325 Esas, 2014/12031 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilerek kesinleşmiştir.
D. Sanığın 19.01.2021 tarihli dilekçesi ile adli sicil kaydının silinmesini talep etmesi üzerine, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2008/253 Esas, 2008/495 Karar sayılı ek kararı ile; adli sicil kaydının silinmesi talebinin kabulüne, 05.11.2008 tarihli ve 2008/253-495 Esas ve Karar sayılı kaydın silinmesine karar verildiği, ek kararın 29.03.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarının adli sicilde kaydı tutulan kararlar olmadığı dikkate alındığında, sanığa ait adli sicil kaydında yer almayan Sultanbeyli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 tarihli ve 2008/523 Esas, 2008/495 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının silinmesine karar verilmesi,
2. Karar tarihinden önce 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2 nci maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12 nci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği ve aynı Kanun’un geçici ikinci maddesi uyarınca arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı dikkate alındığında, 11.04.2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden adli sicil arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli ve 2008/253 Esas, 2008/495 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.