YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9599
KARAR NO : 2023/4317
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
… 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/879 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.04.2022 tarihli ve 2021/3881 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/61342 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2022 tarihli ve KYB-2022/61342 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
” Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 30.10.2016 ve 03.11.2016 tarihlerinde iki kez kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği ve bunların zincirleme suç oluşturduğu anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, ancak … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/891 Esas, 2017/548 Karar sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olması karşısında dosyaların birleştirilerek karar verilmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince artırılmasına ve böylece bulunacak sonuç cezanın, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla olması halinde aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması, aksi halde ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 30.10.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2017 tarihli ve 2016/116687 Soruşturma, 2017/20 Esas, 2017/18 sayılı iddianamesi ile … 15. Asliye Ceza Mahkemesine 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmıştır.
B. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli, 2017/36 Esas, 2017/879 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında tekerrür
hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, karar 16.01.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
C. Dosya arasında bulunan … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/891 Esas, 2017/548 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında, 03.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda; … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2016 tarihli ve 2016/31857 sayılı iddianamesi ile … 17. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/891 Esas, 2017/548 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın … Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 18.05.2018 tarihli ve 2017/2854 Esas, 2018/826 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre, … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/891 Esas sayılı dosyasındaki suçun 03.11.2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 01.12.2016 tarihinde düzenlendiği, incelemeye esas … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/36 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev’iden suçun 30.10.2016 tarihinde işlendiği, iddianamenin ise 02.01.2017 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/891 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan 01.12.2016 tarihli iddianameden önce olması karşısında eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmış olup zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/891 Esas, 2017/548 Karar sayılı kararı ile ve … 15 Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/879 Karar sayılı kararı ile ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması kanuna aykırıdır.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 30.10.2016 ve 03.11.2016 tarihlerinde iki kez “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlediği ve bunların “zincirleme suç” oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, davaların birleştirilmesine karar verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, ancak … 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/891 Esas, 2017/548 Karar sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, bu nedenle kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanuni imkan bulunmadığı dikkate alındığında, suçların “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak zincirleme suç
oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince artırılmasına ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/879 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.