YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10032
KARAR NO : 2023/7848
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/123 E., 2016/630 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/123 Esas, 2016/630 Karar sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/5586 Esas, 2015/5275 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2008 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ila yedinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 02.06.2009 tarihli ve 2008/961 Esas, 2009/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 16.06.2009 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 21.09.2010 tarihli ve 2008/961 Esas, 2009/811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen 1 yıl hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 15.10.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4. Sanığın denetim süresi içinde 27.12.2010 tarihinde işlediği hırsızlık suçundan Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 07.12.2011 tarihli ve 2011/9 Esas, 2011/692 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 21.10.2013 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2013/1070 Esas, 2014/514 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı
Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
5. Konya (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2013/1070 Esas, 2014/514 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/5586 Esas, 2015/5275 Karar sayılı kararı ile; “Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli, 2016/123 Esas ve 2016/630 Karar sayılı kararı ile, bozma ilamına karşı direnilmesine, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz isteminin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi özetle; duruşmada hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yokluğunda verilen Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli kararının Ereğli (Konya) T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 20.06.2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise söz konusu kararın sanığa ceza infaz kurumu aracılığı ile “direnme kararını okumak/almak suretiyle tebellüğ ettim” şeklinde açıklamaya yer verilerek tebliğ edildiği, ancak anılan düzenleme uyarınca tebliğ edilen kararın sanığa açıkça anlatıldığına dair bir bilginin yer almaması nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanığın 02.12.2022 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden itibaren, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 16.06.2009 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 11.12.2009 tarihi arasındaki süre ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.10.2010 tarihi ile ihlal niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 27.12.2010 tarihi arasındaki duran süreler de eklendikten sonra temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli, 2016/123 Esas ve 2016/630 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.