YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10485
KARAR NO : 2023/7658
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/82 E., 2023/88 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2018/137 Esas, 2020/102 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarih ve 2021/692 Esas, 2022/672 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.12.2022 tarihli ve 2022/11389 Esas, 2022/14091 Karar sayılı kararı ile;
“Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde bir karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanık hakkında TCK’nın 62. maddesinde yer alan takdiri indirimin uygulanmaması ”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/82 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararı ile sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53
üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tedbire konu hatların sanık tarafından kullanılmadığına, sanık hakkında verilen dinleme kararı olmadığı halde tape kayıtlarının sanık aleyhine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. 12.11.2017 tarihli olayda eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
15.10.2017 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan… ile sanık arasındaki iletişimin tespit edilmesinden sonra fiziki takip yapıldığı, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan … ve Batuhan ile buluşma yerinde bekleyen…’ın sanığın kullandığı araçtan birşey aldığının görüldüğü, Abdullah’ın üzerinde suç unsuruna rastlanmadığı, …’ın üzerinde bulunan 1 paket esrarı rızaen teslim ettiği anlaşılan olayda;
Sanık hakkında yapılan istihbari çalışma sonucu alınan dinleme kararı ve fiziki takip tutanağı, sanığın olay tarihinde telefon görüşmesi yaptığı hattın…’ın üzerinde çıktığı, Abdullah’ın beyanı ile uyumlu olarak suça konu uyuşturucunun …’da ele geçtiği, tutanak mümzilerinin beyanları bir arada değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sabit görülmüştür.
22.10.2017 tarihinde, tanık … ile sanık arasındaki iletişimin tespit edilmesinden sonra fiziki takip yapıldığı, kısa süreli sanığın aracına binip indikten sonra farklı bir araçla ayrılan …’in durdurulduğu, sürücü koltuğu üzerindeki minderin altında bulunan sigara paketi içinde toplam 10 paket esrar ele geçirildiği anlaşılan olayda;
Tape kayıtlarının içeriğinden …’in sanıktan uyuşturucu madde satın almaya ilişkin görüşme yaptığının tespit edildiği, fiziki takip tutanağı ve tutanağı doğrulayan tutanak mümzilerinin beyanları, …’in müdafii eşliğinde alınan kolluk beyanı bir arada değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sabit görülmüştür.
04.11.2017 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan… ile sanık arasındaki iletişimin tespit edilmesinden sonra fiziki takip yapıldığı, kısa süreli sanığın aracına binip indikten sonra durdurulan…’ın üzerinde bulunan 2 paket esrarı rızaen teslim ettiği anlaşılan olayda;
Tape kayıtları, …’ın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, teşhis tutanağı, …’ın müdafii eşliğinde alınan kolluk beyanı ile kovuşturma aşamasında alınan beyanının birbiriyle uyumlu olduğu bir arada değerlendirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sabit görülmüştür.
12.11.2017 tarihinde, tanık…ile sanık arasındaki iletişimin tespit edilmesinden sonra fiziki takip yapıldığı, yaya olarak seyir halinde olan sanığın durdurulduğu ve üzerinden şeffaf poşet içinde esrar ele geçirildiği anlaşılan olayda;
Mehmet’in sanığın buluşma yerine gelmediğine ilişkin beyanı ve teşhisi, telefon görüşmeleri, sanığın üzerinde uyuşturucu ile yakalanması, sanığın üzerinden telefon görüşmesinin yapıldığı hattın çıkması bir arada değerlendirilerek sanığın eylemi gerçekleştirmek isterken yakalandığı sabit görülmüştür.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle sabit kabul edilen eylemleri farklı zamanlarda gerçekleştirmiş olan sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar tebliğinde 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şerhinin bulunmaması karşısında, ek temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde sunulduğu kabul edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “15.10.2017, 22.10.2017, 04.11.2017, 12.11.2017” yerine “2017” olarak yazılması mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 15.10.2017 tarihli olayda kullanılan hat için 10.10.2017 tarihinde sanık hakkında iletişimin tespiti kararı verildiği, 19.10.2017 tarihinde ise aynı hat için iletişimin tespiti tedbirinin … hakkında devam etmesine karar verildiği, yine 22.10.2017 tarihli olayda kullanılan hat için 16.10.2017 tarihinde sanık
hakkında iletişimin tespiti kararı verildiği, 27.10.2017 tarihinde ise aynı hat için iletişimin tespiti tedbirinin … hakkında devam etmesine karar verildiği, 04.11.2017 tarihli olayda kullanılan hat için 27.10.2017 tarihinde sanık hakkında iletişimin tespiti kararı verildiği, 12.11.2017 tarihli olayda kullanılan hattın 15.10.2017 tarihinde kullanılan hat ile aynı olduğu, söz konusu hattın ve kullanma sınırını aşan miktarda uyuşturucu maddenin sanığın üzerinde ele geçirildiği, ayrıca 15.10.2017 tarihli olayda…’ın sanık …’in kullandığı araçtan bir şey aldığının görüldüğü, 22.10.2017 tarihli olayda ise …’in …..,in kullandığı araca kısa süreli binip indiğinin görüldüğü anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2023/82 Esas, 2023/88 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.