YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10772
KARAR NO : 2023/8419
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın “beraat kararı verilmesi gerektiğine” ilişkin temyizde hukuki yararının bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Şüpheli hakkında, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2015 tarihli ve 2015/7100 soruşturma, 2015/377 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve 15 günlük itiraz süresinin gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 02.04.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, 27.03.2015 tarihinde tedbirin infazı için Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Samsun Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30.03.2015 tarihli ve 2015/994 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 02.04.2015 tarihinde 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 30.04.2015 tarihinde Samsun Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Erteleme kararının kaldırılarak Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2015 tarihli ve 2015/7100 Soruşturma, 2015/4798 Esas, 2015/4000 sayılı iddianamesi ile Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verildiği, sanığın kararı temyiz ettiği, Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/45 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın temyizde hukuki bir yararının bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesi gereğince “temyiz talebinin reddine” karar verildiği, ek kararın 16.02.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Adalet Bakanlığının 14.09.2020 tarihli ve 2020/2237 sayılı yazısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2020 tarihli ve 2020/82095 sayılı tebliğnamesi ile ek kararın kanun yararına bozulmasının talep edilmesi üzerine, Dairemizin, 22.06.2022 tarihli ve 2020/17817 Esas, 2022/8200 Karar sayılı kararı ile; sanığın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilemeyeceği gerekçesiyle “temyiz talebinin reddine” dair ek kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi özetle; beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın “beraat kararı verilmesi gerektiğine” ilişkin temyizde hukuki yararının bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır ” şeklindeki ve,
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ve çağrı yazısı tebliğinin usulsüz olması nedeniyle ısrar şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda, Mahkeme tarafından beş yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince “davanın durmasına” ve
denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “düşme” kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de, karşı temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2015/718 Esas, 2016/45 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.