Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/11179 E. 2023/7765 K. 14.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/11179
KARAR NO : 2023/7765
KARAR TARİHİ : 14.09.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/35 E., 2023/67 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : 1. Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
(sanıklar …yönünden)
2. Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçundan düşme (sanık … yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İade (sanıklar …yönünden),
2. Bozma (sanık … yönünden)

Sanıklar …hakkında bozma üzerine verilen kararların Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında verilen hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereğince itiraza tabi olup, temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla;

Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2013/218 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sanıklar müdafileri ile sanık … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ve 2020/10572 Esas, 2022/10025 Karar sayılı kararı ile;

“2. Sanıklar ……, ve …. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:

Olay tutanağı, sanıkların savunması, sanıklarda ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı (net 742 gram) ve tüm dosya kapsamına göre; 22.06.2013 tarihinde … plakalı araçta ele geçen uyuşturucu maddeleri sanıkların savunmalarının aksine satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir

amaç için bulundurduklarına ilişkin mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde satın almak suçunu oluşturduğu, sanık…’ın aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada sanıkların ifadeleriyle sanık …’in suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettikleri anlaşıldığından, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması yerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

3. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:

7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. maddesinde; “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresin bilinen en son adres olduğu kabul edilerek tebliğ edilmesi gerektiği halde; MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince 15.07.2015 tarihinde yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık …’ın 25.07.2017 tarihli dilekçesinin temyiz ve eski hale getirme isteği mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 25.07.2017 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hüküm tarihi itibari ile 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması”nın kanuna aykırı olduğu nedenleriyle sanıklar …yönünden oy çokluğu, sanık … yönünden oybirliği ile bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bozmaya uyularak, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2023/35 Esas, 2023/67 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanıklar …hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.

2. Sanık … hakkında, değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davanın düşmesine karar verilmiştir.

F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; sanık … yönünden hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

Sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerinin sabit olmasına rağmen eylemlerinin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçu olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

… plakalı aracın İstanbul İlinden Çorlu İlçesine gelerek uyuşturucu madde alıp tekrar döneceği istihbari bilgisi üzerine yapılan çalışmalar neticesinde, sanık …, değişen suç vasfına göre haklarında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen temyiz dışı sanıklar …’ın ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan takipsizlik kararı verilen tanık …’ın içinde bulunduğu bahse konu aracın durdurulduğu ve araçta yapılan aramada net 742 gr esrar ele geçirildiği; sanık …’ın tüm aşamalarda uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla değil kullanmak amacıyla bulundurduğuna dair savunması, ele geçen madde miktarının kişisel kullanım sınırı içerisinde olması, tanık ….’ın beyanları ile dosya kapsamından, sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, cezalandırılmasına yetecek derecede kesin ve somut delillere ulaşılamadığı, eyleminin kullanmak üzere
uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu kapsamında kaldığı; dava konusu olayın suç tarihinin 22.06.2013 olduğu ve sanık hakkında Eyüp (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 06.04.2010 tarihi, 2008/1601 Esas ve 2010/673 Karar sayılı kararı ile Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği ve kararın 13.10.2011 tarihinde kesinleşerek infazı için Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’ne gönderildiği, 27.11.2011 tarihinde denetimli serbestlik dosyasının açıldığı ve 05.11.2013 tarihinde İstanbul Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle evrakın iade edildiği, akabinde sanık hakkında İstanbul 77. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/1170 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama ile sanığın eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 10 ay hapis cezası ile 04.12.2014 tarihinde 2014/531 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın da 20.02.2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu hali ile sanığın dava konusu eylemini, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediği ve önceki suçtan hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar …hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan kararlar yönünden:

Sanıklar …hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve sanık …’ın 27.02.2023 tarihli dilekçesi ile Cumhuriyet savcısının 27.03.2023 tarihli dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek, Çorlu 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 17.04.2023 tarihli ve 2023/685 D.İş sayılı kararı ile itirazların ayrı ayrı reddine kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hüküm yönünden:

1 . Sanığın, ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetini gerektirir yeterli ve kesin delil olmadığı, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, mahkemenin suçun vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.06.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar …hakkındaki kararlar yönünden
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya mercin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17.04.2023 tarihli 2023/685 D.İş sayılı kararı ile kesin olmak üzere itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık … hakkındaki Hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2023 tarihli ve 2023/35 Esas, 2023/67 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz
isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.

(K.O)
KARŞI OY GEREKÇESİ
( Sanık … hakkında )

Olay tarihinde İstanbul İlinden Çorlu’ya gelen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sabıkalı olan sanıkların içerisinde bulunduğu araçta yapılan aramada kişisel kullanım miktarı üzerine daralı 1939 gr esrar maddesinin ele geçirilmiş olması, hakkında verilen hükmün niteliği nedeniyle incelenmeksizin iade kararı verilen sanık …’ın Cumhuriyet savcılığındaki müdafii huzurunda vermiş olduğu ifadesinde sanık …’ın uyuşturucu satıcısı olduğu yönündeki beyanı, sanıkların aşamalardaki tutarsız ve çelişkili beyanları, sanık …’ın üzerinde suç tarihi itibariyle yaptığı iş ile münasip olmayacak şekilde makul miktar üzerinde ele geçen para miktarı nazara alındığında, sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu, ancak diğer sanık …’in ismini vermesi nedeniyle TCK’nın 192/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği kanaatiyle Sayın çoğunluğun atılı suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olacağı yönündeki kanaatine katılmıyorum. 14.09.2023