YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/14140
KARAR NO : 2023/9535
KARAR TARİHİ : 07.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2022 tarihli ve ….Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve …Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; suç konusu uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı; bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Soruşturma evresinde tanzim edilen tutanakların hukuka aykırı olduğuna,
2. Yeterli sayıda tutanak tanıklarının dinlenmediğine,
3. Eksik inceleme yapıldığına,
4. Somut ve aleyhe delil olmadığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
08.04.2022 günü saat 22.00 sıralarında hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı soruşturma tanzim edilen Uğur’un sokak üzerinde durumundan şüphelenerek göz takibine alındığı, bir müddet sonra yanına sanığın kullanmakta olduğu araç ile geldiği, tanık Uğur’un bu araca bindiği ve araç bir süre hareket ettikten sonra indiği sırada görevlilerin Uğur’un kaba üst aramasını yaptıkları, Uğur’un cebinden çıkardığı uyuşturucu maddeyi görevlilere teslim ettiği ve görevlilere şifai olarak; bahse konu maddeyi az önce indiği aracın sürücüsü olan sanıktan para karşılığında aldığını beyan ettiği, bunun üzerine sanığın kaba üst aramasının yapıldığı, aramada sanığın telefonunun arka kısmına telefon kılıfına sıkıştırılmış vaziyette olan uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; tanık Uğur’un sanığa asılsız suç isnat etmesini gerektirir hiçbir husumetin dosyaya yansımadığı, sanığın yargılama aşamasında tanık Uğur ile kripto para işi yaptıklarını ve onun gönderdiği paranın buna ilişkin olduğunu söylemesine karşılık soruşturma aşamasındaki ifadelerinde kripto para işi yaptıklarından hiçbir şekilde bahsetmediği ve bu işle uğraştıklarına dair herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı, sanık ile tanık Uğur’dan elde edilen uyuşturucu maddelerin aynı cinsten olduğu, tanık Uğur’un çeşitli tarihlerde sanığın halası olan Sevgi’nin hesabına para gönderdiği ve sanıkla iletişim kurduğunu beyan ettiği telefon numarası hattının sanığın eski eşi adına kayıtlı olduğu, tutanak mümzinin tanık Uğur’un ilk ifadeleri ile tutanak içeriğini doğrulayan beyanlarının olduğu, tanık Uğur’un olayın sıcaklığıyla verdiği ifadelerinin olayın oluş şekli ve hayatın olağan akışı ile açık bir şekilde uyumlu ve itibar edilebilir olduğu, sanığın savunmalarının ise birbiri ile çelişen nitelikte olup itibar edilebilir bulunmadığından sanığın olay günü tanık Uğur’a uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği gereği cezasından 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırım yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, kendi üzerinde ele geçen uyuşturucu madde nedeniyle atılı suçtan sorumlu tutulmadığı; uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Uğur’a uyuşturucu madde satma eylemi nedeniyle sorumlu tutulduğu, Uğur’un soruşturma aşamasında müdafii huzurunda vermiş olduğu beyanı dışında bu beyanla uyumlu bilgi ve belgelerin de dosya içerisinde yer aldığı, buna göre suç tarihinden önceki tarihlerde Uğur’un sanığın halasının hesabına birden fazla kez para gönderdiğine ilişkin dekontların ve ekran görüntüsünün dosyada mevcut olduğu, yine Uğur’un uyuşturucu madde almak için iletişim kurduğunu belirttiği numaranın sanığın eski eşine ait olduğunun tespit edildiği, sanık ile Uğur’da ele geçen maddelerin aynı nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; Uğur’un soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları, sanığın halasına ait banka hesap hareketleri ve telefon hattının sanığın eski eşine ait olduğunun anlaşılması karşısında sanığın Uğur isimli şahsa uyuşturucu madde sattığı sabit olduğundan soruşturma aşamasındaki tutanakların tanzim saatlerindeki farklılığın subüta etki etmeyeceği; olay tutanağına göre alışveriş anı tutanak tanıkları tarafından görülmediğinden diğer tutanak tanıklarının dinlenmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/543 Esas, 2023/877 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.