YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1469
KARAR NO : 2023/2464
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/391 Esas, 2020/60 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.10.2020 tarih ve 2020/1209 Esas, 2020/2333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.06.2022 tarihli ve 2020/22080 Esas, 2022/8056 Karar sayılı kararı ile;
1. Olay tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin gelen ihbar üzerine Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın evinde arama yapıldığı, sanığın evine intikal edildiğinde bahçede dosyada tanık olarak dinlenen ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dosyası tefrik edilen … … ile aralarında alışverişin olduğunun görülmesi üzerine müdahale edildiği …’ın kaba üst aramasında 1 fişek 0,6 gram eroinin ele geçtiği, yine evde yapılan aramada da 32 fişek daralı 60 gram ve tek parça halinde daralı 26 gram eroinin ele geçtiği somut olayda; sanığın 17.08.2019 tarihinde sorgu hakimliğinde alınan savunmasında annesi …’nın uyuşturucu madde ticareti yaptığını beyan ettiği 31.10.2019 tarihinde ise Dairemizin 2022/4910 esasına kayıtlı dosyasında sanık …’nin evinde yapılan aramada 36 fişek daralı 26 gram, üstünde yapılan aramada daralı 68 gram eroinin ele geçtiği ve Hayriye hakkında mahkûmiyet kararı verildiği verilen mahkûmiyet kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizce CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz talebinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/12/1993 tarihli 1993/301 Esas ve 1993/338 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın pişmanlık duygusu ve iyi niyeti lehine değerlendirilip 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının geniş yorumlanması gerektiğinin anlaşılması gerektiği, bu hususta öncelikle her iki dosyadaki bilgi ve belgeler de dikkate alınarak hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık … hakkındaki soruşturmanın sanık …’in beyanı ile başlayıp
başlamadığının araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/359 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
B. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında uyuşturucu madde sattığına ilişkin ihbar geldiği olay tarihinde savcılıktan alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın evine gidildiği, bahçede hakkında kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçundan soruşturma başlatılan ve tanık olarak dinlenen … ile sanık arasında alışverişin görüldüğü …’ın kaba üst yoklamasında bir fişek 0,6 gram eroin içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın evinde yapılan aramada ise 32 fişek daralı 60 gram ve tek parça halinde daralı 26 gram eroin içeren uyuşturucu maddelerin ele geçtiği somut olayda; sanık savunması, tanık beyanları ve ele geçen madde miktarları gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, yine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanığın annesi Hayriye’nin mahkûm olduğu dosyanın soruşturmasının sanığın beyanı ile başlamadığı, sanığın beyanı ile başlayan tahkikat dosyasında Hayriye hakkında takipsizlik kararı verildiği, bu nedenlerle sanık … hakkında etkin pişmanlık şartlarının gerçekleşmediği anlaşılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Sanığın 17.08.2019 tarihinde Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliği’ndeki sorgusunda annesi …’nın da uyuşturucu madde sattığını söylediği, 23.10.2019 tarihinde ise Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu tarafından Müracaat ve Suçüstü Savcılığına uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkında mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, 31.10.2019 tarihinde ise hakkında istihbari bilgi bulunan sanık …’nin evinde arama yapıldığı ve suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, 01.11.2019 tarihinde tutuklandığı, sanık …’in beyanı ile Hayriye hakkında başlatılan soruşturmada 14.01.2020 tarihinde kolluğa müzekkere yazılarak sanık … hakkında araştırma yapılması istendiği, kolluğun yapmış olduğu araştırma kapsamında 06.02.2020 tarihli müzekkeresinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı hususunda somut bilgilerin edinilmediği sanığın zaten uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 01.11.2019 tarihinde tutuklandığı soruşturma yapılmasını gerektirir bir olayın olmadığının belirtildiği ve Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24.02.2020 tarihinde, sanık …’in 17.08.2019 tarih, Çorlu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/317 sorgudaki iddiasına ilişkin sanık … hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılması uyuşturucu maddeyi ne zaman elde ettiğine ilişkin savunması karşısında tebliğnamede sanık hakkında etkin soruşturma yapılmadığından bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/359 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak Üye …’ın etkin soruşturma yapılmamasının sanığın aleyhine yorumlanamayacağı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması geretiğine ilişkin karşı oyu yönünden oy çokluğuyla ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.03.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık …’in 17.08.2019 tarihli sorgudaki ifadesinde, annesi … hakkında uyuşturucu sattığına dair beyanı üzerine … hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve ayrı bir dosya üzerinden soruşturmaya başlandığı, bu dosyada zamanında ve etkin bir soruşturma yürütülmediği, kolluk birimlerine gelen istihbari bir bilgi üzerine 31.10.2019 günü …’nın ikametinde yapılan aramada suç unsurlarına ulaşılarak kamu davası açıldığı ve … hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Sanık …’in beyanı doğrultusunda etkin bir soruşturma yürütülmüş olsaydı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192/3. maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması mümkün olabilecekken, etkin soruşturma yapılmaması nedeniyle ortaya çıkan aleyhe durumdan sanığın sorumlu olmayacağı cihetle sanık hakkında 192/3 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 21.03.2023