Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/2 E. 2023/675 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2
KARAR NO : 2023/675
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : a. Beraat (sanık … hakkında)
b. Mahkûmiyet (diğer sanıklar hakkında)

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi, usulüne uygun tebligata rağmen sanık … müdafiinin duruşmaya gelmediği, sanıklar … ve … müdafilerinin duruşma taleplerinin süresinden sonra olduğu, hükmolunan ceza miktarı gözetildiğinde sanık … yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılamayacağı, diğer sanıkların duruşmalı inceleme talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, tüm sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılmakla, gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/103 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar ….. ve …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, sanıklar ., …, …, …, …, …, … ve …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca tüm sanıklar hakkında hak yoksunluklarına, ayrıca sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2015 tarihli ve 2014/103 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 21/02/2018 tarihli ve 2017/6714 Esas, 2018/1047 Karar sayılı kararı ile;
“1. Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün; mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmaması nedeniyle bozulmasına,
2. Sanıklar…. ve ….. haklarındaki hükümlerin; temel cezanın, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi nedeniyle bozulmasına,
3. Sanıklar … ve … haklarındaki hükümlerin; tutanak tanıklarının usulüne uygun şekilde çağrılarak beyanlarının alınması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve bazı eylemlere ilişkin fiziki takip ve yakalama tutanaklarının, ekspertiz raporları ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmaması suretiyle eksik araştırmaya dayalı

olarak hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına,
4. Sanıklar, …, …, … ve … haklarındaki hükümlerin; bazı eylemlerde ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu, fiziki takip ve yakalama tutanakları ile soruşturma ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içine alınması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanıkların birden fazla şahsa uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin soyut tanık beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle cezaların artırılması nedeniyle bozulmasına,
5. Sanıklar …, …, …, …, ve … haklarındaki hükümlerin; bazı eylemlerde ele geçen uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporu, fiziki takip ve yakalama tutanakları ile tanıkların soruşturma ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içine alınması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına” karar verilmiştir.
C. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararı ile; sanık …’in 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl 8 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar , … ve …’ın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar …, …, ve …’in 5237 sayılı Kanun ‘un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıklar … ve …’in 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci

fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 14 yıl 22 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve tüm sanıklar yönünden 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık … hakkındaki vekalet ücreti yönünden yapılan temyiz talebinin reddi ile beraat hükmünün onanması, sanıklar … ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanması, sanık … hakkındaki hükmün maddi hesap hatası nedeniyle düzeltilerek onanması, sanıklar …, …, …, …, , …, …, …,…, … ve … hakkındaki hükümlerin; sanıkların tek eylemlerinin sabit olduğu, mahkemenin de bozmaya uyarak kısa kararda tek eyleme göre ceza tayin ettiği halde, gerekçede sanıkların birden fazla eyleminin sabit olduğunun ve teselsül ettiğinin kabul edilmesi suretiyle gerekçe ile hükmün çelişkili olması, ayrıca sabit olan eylemin gerekçede belirlenerek ona göre belirlenen temel cezanın tartışılması gerekirken, sabit olmayan eylemlerin ve birden fazla kişi ile yapılan soyut tape görüşmelerinin temel ceza belirlenirken teşdit uygulamasına esas alınması nedenleriyle bozulması, sanık … hakkındaki hükmün; son duruşmada sanık ve müdafisinin bulunmadığı, kararın sanığın yokluğunda verildiği, sanık 18.12.2020 tarihli dilekçe ile temyiz hakkından vazgeçtiğini bildirmesi üzerine karar tebliğ edilmeden hüküm kesinleştirilmiş ise de, temyiz süresinin başlaması için kararın sanık ve müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, vazgeçme nedeniyle kararın sanık ve müdafiine tebliğ edilmeden kesinleştirildiği anlaşıldığından; gerekçeli kararın sanığa temyiz tarihi olan 24.05.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması ve temyiz süresi içinde vazgeçmeden dönülmesinin mümkün olması nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu, sanığın tek eyleminin sabit olduğu, mahkemenin de bozmaya uyarak kısa kararda tek eyleme göre ceza tayin ettiği halde, gerekçede sanığın birden fazla kişi ile yapılan soyut tape görüşmelerinin temel ceza belirlenirken teşdit uygulamasına esas alınması nedenleriyle bozulması, sanık … hakkındaki hükmün; sanığın 21.02.2013 tarihinde …’e uyuşturucu madde satma eylemindeki evraklar ile sanık …’ın 22.03.2013 tarihinde …’e uyuşturucu madde satma eylemi evrakı arasında karışıklık bulunduğu, sanığın kabul edilen üç eylemi ile ilgili evrakın onaylı suretlerinin şüpheye yer vermeyecek şekilde dosya içine alınarak neticesine göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulması, sanık … hakkındaki hükmün; sanığın 21.02.2013 tarihinde …’ten, 22.03.2013 tarihinde de …’den uyuşturucu madde alma eylemi ile ilgili evrakların onaylı suretlerinin ayrı ayrı dosya içine alınarak neticesine göre değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın beraatine karar verildiği halde, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Telefon görüşmelerine ilişkin ses analizi ve ele geçen terazi üzerinde parmak izi incelemesi yapılmaması nedeniyle eksik araştırma yapıldığına,
3. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükme dayanak alınan iletişim tespit çözüm tutanaklarındaki görüşmelerin sanık tarafından yapılmadığına,
2. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık Abdullah Bingöl’ün duruşmadaki beyanında, suça konu uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan ettiğine,

3. Sanığın evinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçmediğine,
4. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
F. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin takdirinin hatalı yapıldığına,
2. Parmak izi incelemesi yapılmaması nedeniyle eksik araştırma yapıldığına,
3. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
G. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına,
2. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’in duruşmada sanıktan uyuşturucu madde almadığını beyan ettiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
H. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

I. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
J. Sanık …’ın temyiz sebepleri özetle;
İletişim tespit çözüm tutanaklarında geçen ve hükme esas alınan … ile olan telefon görüşmelerinin uyuşturucu madde ile ilgili olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

K. Sanık …’in temyiz sebepleri özetle;
Karar duruşmasında kendisinin ve müdafiinin hazır bulunamadığına, kanunları bilmediği için cezanın onaylanmasını istemiş ise de temyizden vazgeçmediğine, temyiz hakkının geri verilmesine, kararın bozulmasına ilişkindir.
L. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Güvenlik görevlilerince sadece teknik takip yapıldığına, görüntü kaydı ve fotoğraf alınmadığına,
2. Delillerin yasal olarak elde edilmediğine,
3. Sanığı teşhis eden … Yeşersin’in mahkemede dinlenmeden ve yüzleştirme yapılmadan hazırlık beyanıyla yetinilerek karar verildiğine,
4. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
M. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesinin gerekçesinin yerinde olmadığına,
İlişkindir.
N. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
O. Sanık …’un temyiz sebepleri özetle;
Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi nedeniyle verilen cezanın çok yüksek ve orantısız olduğuna ilişkindir.

P. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi nedeniyle verilen cezanın çok yüksek ve orantısız olduğuna ilişkindir.
R. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Suç tarihindeki kanun hükümleri ile orantısız çok ağır ceza verildiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
S. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
T. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. İletişim tespit çözüm tutanaklarında geçen ve hükme esas alınan telefon görüşmelerinin uyuşturucu madde ile ilgili olmadığına,
2. Sanıkta ele geçen uyuşturucu maddelerin kullanım sınırları içinde olduğuna,
3. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Sanık …’in atılı suç sabit olmadığından beraatine karar verilmiş, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
B. Fiziki takip ve yakalama tutanakları, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan şüpheli ve tanık beyanları, iletişim tespit çözüm tutanakları, ele geçirilen suça konu maddelere ilişkin ekspertiz raporları değerlendirilerek sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle;
1. Sanık …’in, 16.11.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …..’a ve 21.11.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’a
esrar maddesi sattığı,
2. Sanık …’ın 26.03.2013 tarihinde ikametinde yapılan aramada, sobada yakarak yok etmeye çalıştığı ve ticaret amacıyla bulundurduğu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği,
3. Sanık …’in, 11.02.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e ve 11.02.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’ye eroin maddesi sattığı,
4. Sanık …’nin 28.12.2012 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e eroin maddesi sattığı,
5. Sanık …’nin 04.09.2012 tarihinde, ölüm nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilen sanık …’e 8 paket halinde 28,5 gram eroin maddesi sattığı,
6. Sanık …’nın 06.09.2012 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e eroin maddesi sattığı,
7. Sanık …’in 30.07.2012 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e esrar maddesi sattığı,
8. Sanık …’in 07.02.2013 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’ya eroin maddesi sattığı,
9. Sanık …’ın 21.03.2013 tarihinde, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık …’e 8 paket kokain maddesi sattığı,
10. Sanık …’in 12.02.2013 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’e eroin maddesi sattığı,
11. Sanık …’ın 30.10.2012 tarihinde, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık …’ın yönlendirmesiyle, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan … ‘e eroin maddesi sattığı,
12. Sanık …’nin 30.10.2012 tarihinde, sanık …’dan ticaret yapma amacıyla eroin maddesi satın aldığı, 25.12.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’e ve 23.02.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan … Baltayev’e eroin maddesi

sattığı,
13. Sanık …’in 06.09.2012 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e ve 10.09.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan … Mammedow’a eroin maddesi sattığı,
14. Sanık …’un 30.10.2012 tarihinde, sanık … vasıtasıyla hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık … Yeşersin’e ve 24.03.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’ye eroin maddesi sattığı,
15. Sanık …’in, 30.10.2012 tarihinde hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık …’ye, 02.11.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e, 06.03.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’a eroin maddesi sattığı,
16. Sanık …’ın, 24.11.2012 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’e, 20.02.2012 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık …’e ve 28.02.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’a eroin ve kokain maddesi sattığı,
17. Sanık …’in, 20.02.2013 tarihinde, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık …’ten 7 paket kokain maddesi ve 21.03.2013 tarihinde hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık …’den 8 paket kokain maddesini ticaret yapma amacıyla satın aldığı,
18. Sanık …’in, 28.02.2013 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilen sanık … aracılığıyla, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’a ve 20.03.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’e eroin maddesi sattığı,
Kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmünün avukatlık ücreti yönünden incelenmesinde;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin dördüncü bendinde beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği öngörülmüş olup, sanık müdafii olarak duruşmalara katılan Av. …’in vekaletname ibraz etmemesi nedeniyle, beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden,
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın 16.11.2012 tarihinde …’a ve 21.11.2012 tarihinde tanık ……’a esrar maddesi satma eylemlerinin, fiziki takip tutanağı, yakalama tutanağı, iletişim tespit çözüm tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
26.03.2013 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ticaret amacıyla bulundurduğu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip
tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın, 11.02.2013 tarihinde tanık … ile buluştukları ve birbirlerinden birşey alıp verdiklerinin güvenlik güçlerince görüldüğü, tanığın kesintisiz fiziki takip sonucu suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, mahkemede alınan beyanında sanığı uyuşturucu madde aldığı şahıs olarak teşhis ettiği, yine 11.02.2013 tarihinde … ile buluştukları ve birşey alıp verdiklerinin güvenlik güçlerince görüldüğü, tanığın kesintisiz fiziki takip sonucu suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, telefon görüşmelerine ilişkin ses analizi ve 26.03.2013 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçen eroin ve kokain bulaşıklı terazi üzerinde parmak izi incelemesi yapılmamasının sonuca etkili olmadığı, bu nedenle eksik araştırma sonucu karar verildiğinin söylenemeyeceği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca “5 yıl hapis” olarak belirlenen temel cezada aynı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldığında “7 yıl 6 ay hapis” cezası yerine maddi hata yapılarak “7 yıl hapis” cezası olarak belirlenmesi hukuka aykırı ise de; kazanılmış hakkın sonuç ceza yönünden sözkonusu olduğu, bu nedenle tebliğnamedeki “7 yıl hapis” cezasının kazanılmış hak oluşturacağı ve artırımın “7 yıl hapis” üzerinden yapılması gerektiği şeklindeki görüşe iştirak edilmemiş, “7 yıl 6 ay hapis” cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın “6 yıl 21 ay 22 gün hapis” cezası yerine “7 yıl 8 ay 15 gün hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla hapis cezası tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
E. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç
tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın 28.12.2012 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan tanık …’e eroin maddesi satması eyleminin sabit olduğu, mahkemece de bozma ilamına uyularak sanığın sadece bu eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, gerekçede sanığın birden fazla eyleminin sabit olduğu ve teselsülen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği belirtilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması ve sadece sabit olan eylem yönünden temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin soyut iletişim tespit çözüm tutanakları ve olay dışı haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan … ve …’un beyanları ve teşhislerinin temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedenleriyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
F. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın, ölmesi nedeniyle hakkında kamu davasının düşmesine karar verilen sanık …’e 04.09.2012 tarihinde 8 paket halinde 28,5 gram eroin maddesi satması eyleminin fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişim tespit çözüm tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, …’in sanık ile buluştuktan sonra kesintisiz takip sonucu suça konu uyuşturucu maddeler ile yakalandığı dikkate alındığında ele geçen uyuşturucu madde paketleri üzerinde parmak izi incelemesi yapılmamasının sonuca etkili olmayacağı, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece bozma ilamına uyularak sanığın sadece bu eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, sadece sabit olan eyleme göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının ve olayla ilişkili olmayan sanık …’nın beyanının temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
G. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin
gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın, 06.09.2012 tarihinde, tanık …’e eroin maddesi satması eyleminin, fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişim tespit çözüm tutanakları, tanık …’un beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, mahkemece de bozma ilamına uyularak sanığın sadece bu eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, sadece sabit olan eyleme göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının ve olayla ilgisi olmayan tanık …’in beyanının temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
H. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın, 30.07.2012 tarihinde, tanık …’e esrar maddesi satması eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, sadece sabit olan eyleme göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
I. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın, 07.02.2013 tarihinde tanık …’ya eroin maddesi satması eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, sadece sabit olan eyleme göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının temel cezanın
belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
J. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
21.03.2013 tarihinde, sanık ile …’in buluştukları ve birşey alıp verdiklerinin güvenlik güçlerince görüldüğü, sanık …’in buluşmadan sonra kesintisiz fiziki takip sonucu suça konu 8 paket kokain maddesi ile yakalandığı, mahkemece bozmaya uyularak sanığın bu eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, sadece sabit olan eyleme göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının ve olayla ilgisi bulunmayan …’un beyanı ve teşhisinin temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
K. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden;
Kararın sanık ve müdafiinin yokluğunda verildiği, sanığın 18.12.2020 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından vazgeçtiğini bildirmesi üzerine karar tebliğ edilmeden hüküm kesinleştirilmiş ise de, temyiz süresinin başlaması için kararın sanık ve müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, vazgeçme nedeniyle kararın sanık ve müdafiine tebliğ edilmeden kesinleştirildiği anlaşıldığından; gerekçeli kararın sanığa, temyiz tarihi olan 24.05.2021 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması ve temyiz süresi içinde vazgeçmeden dönülmesinin mümkün olması nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Suç tarihinde sanığın, içinde beklediği Ganyan bayiinden çıkarak … ile buluştuğu, sanıkla

buluşmasının ardından kesintisiz fiziki takip sonucu …’in, at yarışı kuponu kağıdına sarılı suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, mahkemece de sanığın bu eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği halde, sadece sabit olan eylemin özelliklerine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken somut olaya ilişkin olmayan, olay dışı kişilerle yapmış olduğu telefon görüşmelerini içeren tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

L. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın suç tarihinde, sanık …’ın yönlendirmesiyle, … ile buluşarak birşey alıp verdiklerinin güvenlik görevlilerince görüldüğü, …’in kesintisiz fiziki takibinde suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olduğu, ancak; sanığın sadece sabit olan eylemine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken bu eylemle ilişkili olmayan …’nin beyanı ile teşhisinin ve olayla ilişkili olmayan iletişim tespit çözüm tutanaklarının cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
M. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın 30.10.2012 tarihinde, sanık …’den ticaret amacıyla eroin maddesi satın alması, 25.12.2012 tarihinde Kadir’e ve 23.02.2013 tarihinde …’ya eroin maddesi satması eylemlerinin sabit olduğu, sanığın sadece sabit olan eylemlerine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan
eylemlere ilişkin soyut iletişim tespit çözüm tutanakları ve olay dışı haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan … ve …’un beyanları ve teşhislerinin temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedenleriyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
N. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın 06.09.2012 tarihinde tanık İnan’a ve 10.09.2012 tarihinde …’a eroin maddesi sattığı, sanığın sabit olan bu eylemlerine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin soyut iletişim tespit çözüm tutanakları ve olay dışı hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan …’nun beyanı ve teşhisinin temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
O. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın, 30.10.2012 tarihinde tanık …’e sanık … vasıtasıyla eroin maddesi sattığı ve 24.03.2013 tarihinde …’ye eroin olduğu değerlendirilen maddeyi sattığı, mahkemece sadece sabit olan eylemlere göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken sabit olmayan eylemlere ilişkin tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması ve …’de ele geçen maddenin kriminal raporunun dosya arasında bulunmaması karşısında, kriminal raporun aslı veya onaylı suretinin dosya arasına alınarak zincirleme suç yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle hüküm hukuka aykırı

görülmüştür.
P. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın 30.10.2012 tarihinde sanık … ile buluştukları ve birşey alıp verdiklerinin güvenlik görevlilerince görüldüğü, …’in kesintisiz fiziki takibinde kovalamaca sırasında elindeki cismi yere attığı, yerde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, kovalamaca sonucu yakalanan …’in uyuşturucu maddeyi kendisinin atmadığını savunmuş ise de duruşmada dinlenen tutanak tanıklarının tutanak içeriğini doğruladıkları, …’in yakalanıp serbest bırakılmasından iki gün sonra sanığı arayarak polisin kendisini yakalaması ve sanıktan yeniden uyuşturucu madde istemesi ile ilgili olarak telefon görüşmesi yaptığı, yine sanığın 02.11.2012 tarihinde tanık … ile buluştuğu ve birşey alıp verdiklerinin güvenlik görevlilerince görüldüğü, …..’in kesintisiz fiziki takip sonucunda suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, tanığın mahkemedeki ifadesinde uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, yine sanığın 06.03.2013 tarihinde tanık …… ile buluştuğu ve ….. sanığa para verip birşey aldığının güvenlik görevlilerince görüldüğü, …’ın kesintisiz fiziki takip sonucunda suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, tanığın mahkemedeki ifadesinde eroin satın almak için telefon görüşmelerini kendisinin yaptığını beyan ettiği, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, ancak; sanığın sadece sabit olan eylemlerine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken bu eylemlerle ilişkili olmayan ….. ve …’nin beyanları ve teşhislerinin ve olayla ilişkili olmayan tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
R. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, 24.11.2012 tarihinde ….’a, 20.02.2012 tarihinde sanık …’e ve 28.02.2013 tarihinde …’e eroin ve kokain maddesi satmasına ilişkin fiziki takip ve yakalama tutanakları, iletişim tespit çözüm tutanakları, ifade tutanakları, suça konu uyuşturucu maddelere ilişkin ekspertiz raporları ve tüm soruşturma evrakının onaylı suretlerinin dosya içinde bulunduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanığın sadece sabit olan eylemlerine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken bu eylemlerle ilişkili olmayan …,, … ve sanık …’in beyanları ile teşhislerinin ve olayla ilişkili olmayan tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.

S. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, 20.02.2013 tarihinde sanık …’tan 7 paket kokain maddesini, 21.03.2013 tarihinde sanık …’dan 8 paket kokain maddesini ticaret yapma amacıyla satın alması eylemlerine ilişkin soruşturma evrakının onaylı suretlerinin dosya arasında bulunduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
1. Sanık …’in 20.02.2013 tarihinde …’ten kokain maddesi satın alması eylemiyle ilgili olarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılarak Büyükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesine 2013/826 Esas sayılı kamu davasının açıldığı anlaşıldığından, davanın akıbeti araştırılarak aynı eylem nedeniyle açılmış mükerrer dava olup olmadığının belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Sanığın sadece sabit olan eylemlerine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken bu eylemlerle ilişkili olmayan … ve …’ün beyanları ile olayla ilişkili olmayan tüm iletişim tespit çözüm tutanaklarının cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması, nedenleriyle hüküm

hukuka aykırı görülmüştür.
T. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
28.02.2013 tarihinde sanığın yönlendirdiği diğer sanık … ile…’in buluştukları ve birşey alıp verdiklerinin güvenlik görevlilerince görüldüğü, …’in kesintisiz fiziki takibinde suça konu eroin maddesinin ele geçirildiği, yine 20.03.2013 tarihinde sanığın … ile buluşarak birşey alıp verdiklerinin güvenlik görevlilerince görüldüğü, …’ın kesintisiz fiziki takibi sonucunda suça konu eroin maddesi ile yakalandığı, …’ın yakalanıp serbest bırakılmasından sonra sanığı telefonla arayarak yakalanması konusunda bilgi verdiği, 26.03.2013 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada kokain ve eroin ile, eroin ve kokain bulaşıklı hassas terazinin ele geçirildiği, mahkemenin kabulü de bu yönde olduğu halde, sanığın sadece sabit olan eylemlerinin özelliğine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken bu eylemlerle ilişkili olmayan iletişim tespit çözüm tutanaklarının cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasına esas alınması nedeniyle hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan beraat hükmünün avukatlık ücreti yönünden incelenmesinde;
Sanık müdafiinin vekaletnamesi bulunmadığından, bu hususa ilişkin temyiz isteminin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve … haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık

görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükmün;
İkinci paragrafında yer alan “7 yıl hapis”, dördüncü paragrafında yer alan “7 yıl 8 ay 15 gün hapis” ve altınca paragrafında yer alan “neticeten 7 yıl 8 ay 15 gün hapis” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “7 yıl 6 ay hapis”, “6 yıl 21 ay 22 gün hapis” ve “neticeten 6 yıl 21 ay 22 gün hapis” ibarelerinin yazılması
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (E) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
E. Sanıklar …(….), …, …, … (…..), …, …, …, …, …, … ve … haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (F), (G), (H), (I), (J), (L), (M), (N), (O), (P) ve (T) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar …, Bayram, …, … ve … ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun

olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
F. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (K) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

G. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (R) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

H. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (S) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/166 Esas, 2020/376 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.
.