YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2248
KARAR NO : 2023/2211
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, re’sen de temyize tabi olan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/42 Esas ve 2016/212 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/42 Esas ve 2016/212 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 19.01.2017 tarihli ve 2016/2729 Esas, 2017/563 Karar sayılı kararı ile; “Temyize konu dava dosyası ile bağlantılı olan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/17673 sayılı soruşturma dosyasının araştırılması, dava açılmış ve hüküm verilerek kesinleşmiş ise dosyanın getirtilerek bu dosya içine konulması; derdest ise mümkünse birleştirilmesi; mümkün olmadığı takdirde bu davayı ilgilendiren evrakların dosyaya konulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü ve 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği” belirtilerek, diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bozma üzerine, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli, 2017/344 Esas ve 2017/214 Karar sayılı dava dosyasının, hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle, 2017/140 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli, 2017/140 Esas ve 2017/419 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli ve 2017/140 Esas ve 2017/419 Karar sayılı re’sen de temyize tabi kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/3509 Esas, 2018/3999 Karar sayılı kararı ile verilen “onama” kararına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2022 tarihli yazısı ile 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca itiraz edilmesi üzerine, Dairemizin 04.04.2022 tarihli, 2022/3844 Esas, 2022/4164 Karar sayılı kararı ile, “Sanık hakkındaki onama kararının kaldırılmasına, suç tarihi ve hüküm tarihindeki düzenlemelere göre hükmün kurulduğu celseye sanık müdafiinin katılımı sağlanmadan, 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurulmak suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı” belirtilerek, diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
E. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli, 2022/180 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin sabit olmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığına,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanık …’in, haklarındaki mahkûmiyet hükümleri temyizde onanarak kesinleşen temyiz dışı sanıklar Hüseyin, Cemal, Ramazan ve Beşir ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, Hüseyin’in 34 D. …9; … ve…….’in …ve ….. ve …… … plaka sayılı araçlarla öncü – artçı şekilde birbirlerini takip ederek daralı 14.226 gram esrarı naklettikleri, Hüseyin’in 34 D. …9; … ve Beşir’in …plaka sayılı araçlar içerisinde olay yerinde yakalandıkları; yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada artçı durumdaki …..plaka sayılı aracın arka koltuğunda ve bagajında bulunan poşetler içinde esrarın ele geçtiği, diğer sanıklar ….. ve……’ın daha sonra yakalandıkları olayda; fiziki takip tutanağı ve olay tutanağının içerikleri, temyiz
dışı sanık Beşir’in aşamalardaki istikrarlı savunmaları, uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında, “uyuşturucu madde ticareti yapma” eyleminin sabit olduğu, ele geçen madde miktarına ve 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı, sanık …, temyiz dışı sanıklarla birlikte aynı yönde “nakletme” seçimlik hareketini gerçekleştirdiğinden, aynı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezasında arttırım yapıldığı, sabıkasında bulunan tekerrüre esas ilam nedeniyle hakkında aynı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı, gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanığın iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı; dosyada mevcut delil durumuna göre sanığın eylemi sabit olup, beyanı ile kendi suçunu veya suç ortağının suçunu ortaya çıkardığından söz edilemeyeceğinden, etkin pişmanlık hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli, 2022/180 Esas ve 2022/225 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, re’sen de temyize tabi olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.