Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/2415 E. 2023/3871 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2415
KARAR NO : 2023/3871
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2294 E., 2022/1459 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2016/224 Esas, 2017/62 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, beşinci ve altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 09.10.2018 tarihli ve 2018/303 Esas, 2018/4114 Karar sayılı kararı ile;
“1- Hükme esas alınan ve … Adli Emanet Memurluğunun 2016/926, 2016/1015, 2016/1185, 2016/1237 ve 2017/801, sırasında kayıtlı olduğu anlaşılan iletişim tespit çözüm ve fiziki takip tutanakları yargılama aşamasında getirtilip sanıklara okunmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, iletişim tespit çözüm ve fiziki takip tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, sanıklara okunup diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit çözüm tutanaklarını kabul etmedikleri takdirde görüşmelere ilişkin ses kayıtları dinletilerek kendi sesleri olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını belirtmeleri halinde ise sanıklardan alınacak ses örnekleri ile telefon konuşmalarına ilişkin ses kayıtlarının aynı kişiye ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Sanık …’in 23.03.2014 tarihli fiziki takip tutanağının içeriğini kabul etmemesi karşısında, tutanak tanıklarının usulünce duruşmaya çağrılarak beyanları alındıktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık
hakkındaki hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
E. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2020 tarihli ve 2020/11664 Esas, 2020/6262 Karar sayılı kararı ile;
“Bölge Adliye Mahkemesinin sanık … hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ve sanık … hakkındaki hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair 09/10/2017 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 09.10.2018 tarih, 2018/303 esas ve 2018/4114 sayılı ilamı ile bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulup duruşma açılarak iletişim tespit, çözüm ve fiziki takip tutanaklarının getirtildiği ve tutanak düzenleyici tanıkları da dinleyerek 22.01.2019 tarihinde tekrar sanık … hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ve sanık … hakkındaki hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar bozulduğu takdirde ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü de tamamen ortadan kalkacağından, istinaf başvurusu ile … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2017 tarih, 2016/224 esas ve 2017/62 sayılı kararı mahkûmiyet hükümlerini de değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay bozmasından sonra CMK’nın 307. maddesini gözeterek yaptığı yargılama sonucunda, CMK’nın 223. maddesine göre hüküm kurması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi,” nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

F. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2020/2294 Esas, 2022/1459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 10 yıl 5 ay hapis ve 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Eksik inceleme yapıldığına,
5. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının hukuka aykırı olarak uygulandığına,
6. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın 24.03.2016 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Gökhan Y.’ye ele geçen esrarı temin ettiğinin iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tutanaklarından, fiziki takip tutanağından ve tutanak tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı gerekçesi ile atılı suçu işlediği, 26.04.2016 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar ……ve …de ele geçen MDMA içeren tabletleri temin ettiğinin iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tutanaklarından, fiziki takip tutanağından ve tanıkların beyanlarındaki çelişkilerden anlaşıldığı gerekçesi ile atılı suçu işlediği, 22.06.2016 tarihinde de temyiz dışı sanıklar… ve … ile ele geçen pregabalin içeren tabletleri naklederken yakalandıkları gerekçesiyle sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmamasına ilişkin esas hakkında mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulmuş olması karşısında bu hususa ilişkin ek savunma alınmasına gerek olmadığı, tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılamada suçun sübutuna etki edecek bir eksikliğin bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2020/2294 Esas, 2022/1459 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.