Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/2434 E. 2023/2429 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2434
KARAR NO : 2023/2429
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/320 Esas, 2014/459 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2014/320 Esas, 2014/459 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.01.2021 tarihli ve 2019/2029 Esas, 2021/1141 Karar sayılı kararı ile;
1- Suç tarihindeki 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesi uyarınca, gizli soruşturmacı örgütle ilgili her türlü araştırmada bulunmak ve bu örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili delilleri toplamak için görevlendirilir. Oysa mevcut olayda örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçu bulunmamaktadır ve suç tarihinde 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilmesi mümkün değildir. 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 6763 sayılı Kanun’un 27 nci maddesiyle yapılan değişiklikle örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu madde ticareti yapma suçu 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesindeki katalog suçlar arasında yer almıştır. Dosya içinde 5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesine uygun olarak teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar da bulunmamaktadır. Buna rağmen teknik araçlarla izleme, görüntü ve ses kaydı alma işlemi yapıldığı anlaşılmış olup, mahkemece olayların sübutu gizli soruşturmacının faaliyetleri ile teknik izlemeye dayandırılmıştır.
5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesine göre; yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan delillere dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir.
Mevcut olayda, gizli soruşturmacılar tarafından düzenlenen raporu ve atılı suçu sanığın kabul etmemesi karşısında, gizli soruşturmacının aynı zamanda kolluk görevlisi olması halinde görevlinin “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmese de, uyuşturucu ticareti yapma suçu ile ilgili olarak delil toplayabileceği, gizli soruşturmacıların kolluk görevlisi olup olmadıklarının tespiti ile kolluk görevlisi iseler tanık olarak dinlenmeleri ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken
eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
2- Dosya içerisinde 5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneği gösterilerek bu dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık … hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesi,
4- 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 18 yaşından küçük sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafie ödenen ücretlerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak sanığa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 10.07.2019 tarih ve 785 sayılı kararıyla Adana ilinde Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi kurularak mahkemenin 02.09.2019 tarihi itibarıyla faaliyete geçmesi nedeniyle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek yargılamaya devam olunan Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/203 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde sattığı olayda gizli soruşturmacı olarak yer almış bulunan huzurda dinlenen tanıkların beyanları, dosya içerisinde bulunan deliller ve sanığın yargılama
aşamasındaki ikrarı ile para karşılığı gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde satarak üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/203 Esas, 2022/215 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.