YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2653
KARAR NO : 2023/2939
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/14473 Esas, 2022/13590 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2023 tarihli ve KD-2022/83026 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci
fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında 12.11.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 04.01.2010 tarihli iddianameyle temyiz konusu bu davanın açıldığı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile UYAP’tan yapılan incelemede; sanık hakkında 14.11.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle ise 15.01.2010 tarihli iddianame ile açılan davada Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesince 16.11.2017 tarihinde 2017/281 Esas ve 2017/690 Karar sayı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve hükmün istinaf edilmeksizin 11.12.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/281 Esas ve 2017/690 Karar sayılı karar dosyasının aslı ya da aslına uygunluğu onaylı örneğinin bu dosya içine konulması, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek; sanığın fiillerin ayrı suçlar olup olmadığının ya da sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırılığı nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Ancak hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 23.02.2023 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu hususun araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/14473 Esas, 2022/13590 Karar sayılı karar onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/467 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.