Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/2842 E. 2023/4281 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2842
KARAR NO : 2023/4281
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/362 E., 2022/364 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2013/136 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararı ile; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar ve sanık … müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.05.2022 tarihli ve 2020/8696 Esas, 2022/6884 Karar sayılı kararı ile;
” Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’in savcılıktaki 03.06.2013 tarihli ifadesi ile mahkemedeki savunmasında yakalanan uyuşturucu maddeyi kullanmak için satın aldığını, kalacağı yer olmadığı için arkadaşları ile sanık …’in evine gittiğini, sanık … ile karşılaştığında uyuşturucu madde olan poşetin kendi elinde olduğunu ve poşeti…in odasına bıraktığını,…e de para almadan bir miktar gazete kağıdına sarılı esrar verdiğine ilişkin beyanı, sanık …’in Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusunda, sanık … ile yolda kaşılaştığını,…in evde kalıp kalamayacağını sorduğunu, kalabileceğini söylediğini birlikte eve gittiklerini,…in kendisine bıraktığı uyuşturucuyu dışarıya çıkardığını, bu esnada da üzerinde uyuşturucu madde olduğu için de polislerden kaçtığını belirttiği, aleyhlerinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada, sanık …’in ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği, sanık …’in de kendi ikametinin dışında bulunan uyuşturucu maddelerle ilgisini açıklayarak kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- İddianamede sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması yönünde bir istek bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı da verilmediği gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,

3- Şahit numunelerinin müsaderesine karar verilmemesi,
4- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, “
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/362 Esas, 2022/364 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 9 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’in ikametinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin edinilen istihbari bilgi üzerine kolluk görevlilerce bahse konu ikametin çevresinde yapılan fiziki takip neticesinde, sanık …’in evinden çıkarak yürüdüğü sırada polisleri fark etmesi üzerine kaçmaya başladığı ve kovalamaca sonucu yakalandığı, sanık …’in kaçarken yere attığı gazete kağıdının incelenmesinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, arama yapılmak üzere sanık …’in evine gidildiğinde, …’a ait kimlik bilgilerini kullanan ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şüphelinin pencere camından atlayarak kaçtığı, yapılan takip neticesinde şüphelinin yakalandığı, bir süre sonra eve sanık …’ in de geldiği, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ve …’a ait kimlik bilgilerini kullanan şüphelinin kaçtığı pencerenin dışında (ikamet dış kısmında) poşet içerisinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanık …’in açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen şüpheliler ile birlikte suça konu uyuşturucu maddeyi sanık …’in evine getirdiği, sanık …’in söz konusu uyuşturucu maddeyi evinde bulundurduğu, sanık …’in getirmiş olduğu uyuşturucu maddeden bir miktar ticari amaçla sanık …’e verdiği, sanık …’in de ticari amaçla almış olduğu uyuşturucu madde ile evden ayrıldığı sırada yakalandığı; olayın ortaya çıkış şekli, istihbari bilgi, sanık …’in savunması, tanık anlatımları, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı dikkate alındığında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine, bozma ilamı doğrultusunda sanıklar hakkında koşulları oluştuğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına; ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanıkların kastına dayalı kusurlarının ağırlığı, amaç ve saikleri dikkate alınarak sanıkların teşdiden cezalandırılmalarına, sanıkların, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru
biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Bozmadan önce sanık ve müdafii tarafından temyiz edilen ilk hükümde, ilk kez tekerrür hükmünün uygulanması karşısında;
1) 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle, sanık hakkında bozmadan sonra ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına karar verilemeyeceği,
2) Tekerrür hükmü uygulanırken adli sicil kaydında yer alan, en ağır cezayı içeren Kuşadası 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.06.2009 tarihli, 2009/2 esas ve 2009/206 karar sayılı ilamının esas alınması gerektiği, gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/362 Esas, 2022/364 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenlerle Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/362 Esas, 2022/364 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükmün;
Sanık hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine, “Kuşadası 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/2 esas ve 2009/206 Karar sayılı ilamı ile eşe karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan 5 ay hapis cezası nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Kuşadası 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/59 esas ve 2009/38 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 3 ay 22 gün hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” paragrafının yazılması
Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.