YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3849
KARAR NO : 2023/5929
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/8 E., 2022/182 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
09.06.2017 (sanık … yönünden)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık …
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık …’ın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2018 tarihli ve 2017/393 Esas, 2018/248 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.10.2018 tarih ve 2018/1739 Esas, 2018/1464 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 05.12.2019 tarihli ve 2019/355 Esas, 2019/6874 Karar sayılı kararı ile;
“….A- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1)14.06.2017 tarihinde sanık …’ın yaşı küçük …’a uyuşturucu madde sattığının iddia ve kabul edildiği olayda; aynı tarihli fiziki takip tutanağında yaşı küçük …’in yanından ayrılan … ve …’ın, sanık … ile tokalaştıktan sonra birlikte pasaja girdikleri, …’ın pasaj girişinde beklerken sanık … ile …’ın yukarı çıktıkları, sonrasında Hacı Yaşar
… ve …’ın, … ile buluştukları ve …’in …’e bir şeyler verdiği belirtilmesine rağmen sanık … ile …’in irtibatından bahsedilmemesi, uyuşturucu maddenin ise …’ın üzerinde ele geçirilmesi ve Vedat’ın suçu kabul etmemesi karşısında; … ve … ile fiziki takip tutanağını düzenleyen görevlilerin tanık olarak beyanlarının alınması, yaşı küçük … ile … ve … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmaya ilişkin dosyanın, …’ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan beyanına ilişkin ifade tutanağının, dava açılmış ise dava dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek tüm deliller birlikte incelendikten sonra sanığın hukuki durumumun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık …’ın ifadesinde ve yakalanmasına ilişkin 20.06.2017 tarihli tutanakta “60 gr toz esrar” olarak belirtilen madde ile ilgili ayrıca işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması ve bahsi geçen madde ile ilgili analiz raporunun temin edilerek dosyaya konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA,
B- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık …’in 03.06.2017 tarihinde …’a, 09.06.2017 tarihinde …’a uyuşturucu madde sattığının iddia ve kabul edildiği olayda; sanık …’in, …’ı tanımadığını, bir araya gelip gelmediğini bilmediğini; …’ı da tanımadığını bir araya gelmediğini belirtip suçlamayı reddetmesi, …’ın kolluk tarafından alınan ifadesine ilişkin tutanağın dosyada bulunmaması karşısında; …’ın kolluk ifadesine ilişkin tutanağın aslı veya onaylı örneğinin getirtilmesi, … ile her iki olaya ilişkin fiziki takip tutanaklarını düzenleyen görevlilerin tanık olarak dinlenilmesi ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,”
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/8 Esas, 2022/182 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kesin delil bulunmadığına,
2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine,
2. Eksik araştırma yapıldığına,
3. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,
4. Kesin delil bulunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İletişimin tespiti çözüm tutanakları, fiziki takip tutanakları, teşhis, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık …’ın, 14.06.2017 tarihinde, suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olan tanık …’e esrar sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine,
Sanık …’in, 03.06.2017 tarihinde tanık…a; 09.06.2017 tarihinde ise tanık…’ya MDMA içeren tablet sattığı gerekçesiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine,
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında gerekli araştırmanın yapıldığı ve delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve sanık …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2020/8 Esas, 2022/182 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin çıkarılması ve yerlerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.