Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/3934 E. 2023/4431 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3934
KARAR NO : 2023/4431
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/11 E., 2022/218 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 04.06.2018, 09.07.2018 (sanık … yönünden)
09.07.2018 (sanık … yönünden)
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2022 tarihli ve 2019/252 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/11 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/11 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/392 Esas, 2018/437 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/3596 Esas, 2019/1124 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.12.2021 tarihli ve 2020/12237 Esas, 2021/13098 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık hakkında 04.06.2018 tarihinde işlediği ileri sürülen “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle 27.07.2018 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 09.07.2018 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 27.09.2018 tarihli iddianame ile açılan dava sonucunda İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli 2018/398 (E) ve 2018/408 (K) sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olarak, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli 2019/434 esas 2019/1111 karar sayılı kararı ile temyize konu 04.06.2018 tarihli eylemi ile bağlantı sebebiyle bozma yönünde karar verildiği, her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı
anlaşıldığından, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/11 Esas, 2022/218 Karar sayılı kararı ile;
Sanık … hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis ve 23.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına;
Sanık … hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına;
Karar verilmiştir.
F. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz istemlerinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

4. Tanıklar ile sanıkların yüzleştirilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
C. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
04.06.2018 tarihinde sanık …’in üst aramasında 16 paket halinde sentetik kannabinoid türevi uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, 09.07.2018 tarihinde ise haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ve mahkemece tanık olarak dinlenen … ve …ın kolluk güçlerince şüphe üzerine durdurulduklarında üzerlerinde sentetik kannabinoid türevi uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ve beyanları üzerine uyuşturucu aldıkları yere gidildiğinde sanıklar… ve …in birlikte bulundukları yerde yapılan aramada 47 paket halinde sentetik kannabinoid türevi uyuşturucu maddelerin ve 10 adet amfetamin içeren tabletin ele geçirildiği olaylarda; her iki eylemde ele geçen uyuşturucu maddelerin sayısı, ele geçiriliş biçimi, maddelerin birbirine yakın miktarlarda ve satışa hazır vaziyette olması, günlük kullanım miktarının üzerinde olması göz önüne alındığında sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle,

sanık … hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Olay ve yakalama tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmü uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,
2. Gerekçeli karar başlığında; sanık … yönünden; “09.07.2018” olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın “04.06.2018, 09.07.2018” olarak yazılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. 04.06.2018 tarihinde üzerinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanma dışında satma veya başkasına verme amacıyla bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu ve böylece zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dava dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenerek dosya arasına konulması ve tüm delillerin değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. (1) nolu bozma gerekçesine göre sanığın 04.06.2018 tarihli eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturması karşısında, zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,

3. 09.07.2018 tarihli olay ve yakalama tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmü uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,
4. Gerekçeli karar başlığında; sanık … yönünden; “04.06.2018, 09.07.2018” olan suç tarihlerinin sanık ayrımı yapılmaksızın “04.06.2018, 09.07.2018” olarak yazılması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümündeki bentlerde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2022/11 Esas, 2022/218 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.