YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3981
KARAR NO : 2023/2343
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2021 tarihli ve 2021/106 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası, 63 ncü maddesi ve 54 ncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları ve müsadere hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1917 Esas, 2021/2091 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz talebinin yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerinin devriye görevi sırasında hastanenin açık otoparkında içinde 3 kişinin bulunduğu aracı görerek kontrol etmek istedikleri sırada aracın kaçmaya başlaması ve başka araçlara çarparak durması üzerine araç sürücü koltuğunda oturan… ‘ın kaba üst yoklamasında kot pantolonunun sol ön cebinde 1 adet alüminyum folyo kağıdı ve üzerinde metha ve arapça ifadeler bulunan yan kısmı kesilmiş 5 adet kahverengi hapın, arka koltukta oturan Türkmenistan uyruklu sanık …’nun kaba üst yoklamasında 1 adet kahverengi uyuşturucu hapın, …’ın yanında oturan ve hakkında uyuşturucu madde kullanma eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen …’in kaba üst yoklamasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, araç içerisinde dışarıdan gözle görünür vaziyette yapılan kontrolde şoför paspası üzerinde klipsli şeffaf renkli poşet içerisinde 8 gr ağırlığında taş eroinin, yine aynı yerde şeffaf renkli klipsli poşet içerisinde 5 adet folyoya sarılmış uyuşturucu maddenin, ön konsol üzerinde klipsli şeffaf renkli poşet içerisinde 4,4 gr metamfetaminin, sol arka paspas üzerinde beyaz renkli poşet parçası içerisine sarılmış 1,2 gr afyon sakızının, sağ arka koltuk üzerinde kağıda sarılı vaziyette 0,6 gr esrarın, orta konsolda üzerinde kilitli poşet içerisinde 10 adet enjektörün, arka koltuk üzerinde uyuşturucu madde satımında kullanıldığı düşünülen rulo şeklinde alüminyum folyonun, arka koltuk paspasına atılmış elektronik hassas cep terazisinin ve çok sayıda telefonun ele geçirildiği olayda; araç içerisinde çeşitli miktarlarda satışa hazır vaziyette tür olarak da çeşitli uyuşturucu maddelerin, hassas terazinin, alüminyum folyonun ve enjektörün ele geçirilmesi, sanıkların ilk etapta araçtan çıkan tüm uyuşturucu maddeleri ve malzemeleri reddettikleri, sonrasında duruşmaya gelerek sanık …’in 8 gr taş eroini getirdiğini, eve götürülmesi karşılığında kendi içimliğinden onlara vermesi şeklinde anlatmaları, sanık …’in soruşturma aşamasında araçtan çıkan maddeler hakkında bilgisinin bulunmadığını ve kendisine ait olmadığını, üzerinden hap çıkmadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında ele geçirilen metamfetaminin, taş eroinin ve hassas terazinin kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı ancak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında birlikte hareket ettiklerinin somut olayda tam olarak anlaşılamadığı, her ne kadar iddianamede sanıkların hastane otoparkında durdurulup uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince artırım yapılması istenmiş ise de; hastaneye uyuşturucu satışı maksadıyla mı yoksa tedavi maksadıyla mı gittiklerinin tam olarak tespit edilemediği bu yönüyle dördüncü fıkranın (b) bendinin şartlarının oluşmadığı değerlendirilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün gerekçe bölümünde, dosya kapsamına uygun olarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının oluşmadığının belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında sehven uygulanması nedeniyle hükmün ikinci pragrafındaki “… aynı zamanda hastane otoparkında uyuşturucu satışının yapıldığı …” ibaresinin ve aynı paragraftaki, “… 188/4-a-b…” tümcesindeki “… b …” ibaresinin çıkarılıp söz konusu hukuka aykırılık düzeltilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Diğer sanık…’ın işyerinde işçi olarak çalıştığını beyan eden sanığın, olay tarihinde diğer sanıklarla birlikte yakalandığı araçta ele geçirilen uyuşturucu maddelerle irtibatının kesin olarak tespit edilemediği aşamada, kovuşturma aşamasındaki beyanları ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu anlaşıldığından; hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1917 Esas, 2021/2091 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.