Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/4307 E. 2023/2968 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4307
KARAR NO : 2023/2968
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/360 E., 2021/101 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2014 tarihli ve 2014/75 Esas, 2014/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.12.2020 tarihli ve 2017/1305 Esas, 2020/8791 Karar sayılı kararı ile;

”1. Beyanlarıyla diğer sanığın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,” hususları hukuka aykırı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/360 Esas, 2021/101 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, cezasında 1/2 yerine 1/4 oranında indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, kolluk görevlilerinin ….. karayolu üzerinde yol uygulaması yaptıkları sırada… ilçesi istikametinden gelen … plakalı aracın görevlileri fark etmesi üzerine aniden manevra yaparak hızlı ve kontrolsüz bir şekilde … köyüne saptığı, dur ikazına uymayarak kaçmaya çalıştığı sırada kaza yaparak durduğu, sanığın araçtan inip kaçmaya çalışırken yakalandığı, neden kaçtığı sorulduğunda araçta esrar bulunduğunu beyan ettiği, usulüne uygun arama kararına istinaden araçta yapılan aramada esrar ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu maddenin ele geçtiği araç içerisinde tek başına yakalandığı, suç tarihinde uyuşturucu maddenin sıklıkla temin edildiği… ilçesi istikametinden geldiği, tüm aşamalarda araç içerisinde uyuşturucu madde olduğunu bildiğini beyan ettiği, yakalanan uyuşturucu maddenin miktarı ve ele geçiriliş şekli dikkate alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği; sanık mahkemedeki savunmasında aksi yönde beyanda bulunmuş ise de, kolluk, savcılık ve sulh ceza hakimliğinde alınan savunmalarında uyuşturucu maddenin hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık Veysi’ye ait olduğunu beyan ederek Veysi’nin suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, mahkemedeki savunması da değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 11.02.2021 tarihinde 6545 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 150 inci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2021 tarihli ve 2020/360 Esas, 2021/101 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.