YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4982
KARAR NO : 2023/3303
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/5015 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2023 tarihli ve KD – 2023/24105 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde “Dosya kapsamına göre, 16.10.2015 tarihli suç sübut bulmuştur. Ancak TCK 191/1 inci maddesi çerçevesinde mahkumiyet hükmü kurulması uygunmudur? Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurmadan önce, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedbir uygulanması gereklimidir? Bu husus saptanmalıdır. İtiraz konusu budur… Şöyleki, hüküm kurulmasına esas alınan, 16.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi hakkında, daha sonra beraat kararı kurulmuştur. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 1.11.2022 tarih ve 2020/11014-2022/11004 sayılı bozma ilamına göre 16.12.2014 tarihli eylem sabit değildir. Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesi bozma kararına uymuş, 27.1.2023 tarih 2022/577-2023/106 sayılı karar ile sanığın 16.12.2014 tarihli eyleminden beraat kararı vermiştir. Sanık hakkında tüm dosya kapsamına ve UYAP kaydına göre, 16.10.2015 tarihinden önce 6545 sayılı yasa ile değişik 191/2 inci maddesi hükmüne göre verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedbir kararı bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, sanık hakkında TCK 191/6 ıncı maddesi uyarınca dava açma koşulu oluşmamıştır. Sanığın Yargıtay 10. Ceza Dairesinde kayıtlı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/39570 tebliğname numaralı dosyasında, 18.11.2015 tarihli benzer suçuda bulunmaktadır. Her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte tartışılması düşünülmelidir. CMK 223/8 inci maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesiyle değişik TCK 191/2 ve 3 üncü maddeleri uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 18.11.2015 tarihli suçunda dikkate alınmasına gerek vardır. Bu sebeple 16.10.2015 tarihli bu suç için, yerel mahkemenin durma kararı verip evrakı yerel Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerektiği düşünülmüş, tüm dosya kapsamına göre, hükmün bozulması” gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, sanığın 16.12.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan 2014/13831 numaralı soruşturmada, 26.01.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın bu tedbir kararını ihlal etmesi nedeniyle 02.07.2015 tarihinde hakkında kamu davası açıldığı gerekçesiyle itiraza konu 16.10.2015 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmış ise de, 16.12.2014 tarihli eylem hakkında Dairemizin 01.11.2022 tarihli ve 2020/11014 Esas, 2022/11004 Karar sayılı ilamı doğrultusunda beraat kararı verildiği, kararın 14.02.2023 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen şartların gerekleri yerine getirilmeden, bir başka deyişle kamu davası açma koşulları oluşmadan doğrudan kamu davasının açılmış olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2017/180 Esas, 2019/5015 Karar sayılı onama ilâmının sanık … yönünden KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2015/723 Esas, 2016/244 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkındaki hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşıldığından, hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, sanık bu suç nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.