YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5134
KARAR NO : 2023/4426
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/305 E., 2022/467 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet; (Değişen suç niteliğine göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan)
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2020 tarihli, 2019/6409 Soruşturma ve 2020/136 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2020/59 Esas, 2020/152 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarih ve 2020/1548 Esas, 2020/1378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi 08.09.2020 tarihli kararının, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.04.2022 tarihli ve 2020/21173 Esas, 2022/4575 Karar sayılı kararı ile; ” Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; dosya kapsamına göre, sanığın ikametine 50 metre mesafede bulunan kapı pencereleri karık ve açık olan metruk evde yapılan aramada , mutfak tezgahının altında kullanım sınırında kalan toz esrarın ve aynı evin diğer odasında üzerinde sanığa ait parmak izi bulunan hassas terazinin bulunduğu ve üzerinde bulaşık incelemesi yapılmadığı da dikkate alındığında, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, bu haliyle eylemin ‘kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma’ suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ‘uyuşturucu madde ticareti yapma’ suçundan hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına, bozma nedenine göre sanığın salıverilmesine ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Temel ceza belirlenirken aşağı hadden uzaklaşılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna,
3. Takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının ve uzmanlık raporlarının içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ikametine 50 metre uzaklıkta bulunan metruk binada kolluk görevlileri tarafından yapılan rutin kontrol sırasında mutfak tezgahının altında bidon içinde kullanım sınırında toz esrarın, diğer odada üzerinde sanığa ait bir adet parmak izi bulunan ve bozma sonrası alınan uzmanlık raporuna göre uyuşturucu madde bulaşığı tespit edilemeyen bir adet hassas terazinin ele geçtiği olayda, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğine ilişkin yeterli delil bulunmadığından, değişen suç niteliğine göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunun sabit olduğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suç konusu uyuşturucu maddenin niteliği ve miktarı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlendiği; sanığın suça meyilli kişiliği, sabıkalı geçmişi ve benzer suçtan hakkında soruşturma ve kovuşturma dosyalarının bulunması nedeniyle takdiri indirim uygulanmadığı, sanığın sabıka kaydı ve suç kayıtlarına ilişkin dosya raporu ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi kapsamındaki ilamlar itibarıyla, hakkında aynı suçtan daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve denetim süresi içinde benzer suçu işlemesi nedeni ile hakkında kamu davası açılarak mahkûmiyet kararı verildiği anlaşıldığından aynı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığı, sonuç hapis cezası süresi dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 52 nci maddelerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı; sanığın sabıkasındaki tekerrüre esas ilam nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli kararın başlık kısmında suç adının, “değişen suç niteliğine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu” yerine, “uyuşturucu madde ticareti yapma suçu” şeklinde gösterilmesi,
mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/305 Esas, 2022/467 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca, Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.